GÖLGEDE KALAN KADIN SANATÇILAR
‘Gözlerimin Önündesin’ kısa süre içinde gördüğüm karı koca sanatçı çiftlerin eserlerini bir araya getiren üçüncü sergi oldu. Eylül ayında Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ‘Yan Yana’ başlıklı sergileri açıldı. Sergi, Eren-Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Melahat-Eşref Üren çiftinin birlikte ürettikleri yılların bir muhasebesini yapmanın yanı sıra, eşlerinin gölgesinde kalan sanatçı kadınların görünürlüğünü öne çıkarıyor ve sanata katkılarını belirginleştiriyordu.
Nasip-Nuri İyem çiftinin sergisinde de benzer bir durum seziliyor.
Nasip İyem de Akademi’de resim okumasına rağmen Nuri İyem’le sanat üretimini ayrıştırmak isteyerek seramiğe geçmiş. Bunda her ne kadar çocukluğunun geçtiği Gönen’deki çömlekçi dayılarının etkisinin olduğunu söylese ve seramik yapmaya başlamasını ‘çocukluk aşkımı buldum’ diye açıklasa da bir gölgede kalma endişesi seziliyor. Üstüne toplum tarafından dayatılan roller, evlilik müessesesini çekip çevirmek, çocuk yetiştirmek gibi hayat gaileleri girince kadın sanatçıların ne kadar dezavantajlı olduğu gerçeği net bir şekilde görülüyor.😑