KADINA ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ SAYFA AÇABİLİR MİYİZ
KADINLARIMIZI, çocuklarımızı bazen koruyamıyoruz. Ve her mağduriyet, her cinayet, her acı haber hepimizin içini yakıyor.
Bu ülkede son yıllarda yaşadığımız travmalar artık toplum psikolojisinin derin bir parçası haline geldi.
Bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” nedeniyle yaptığı açıklama bence çok önemliydi.
Sözleri sadece bir mesaj değil; doğru yönetilirse ciddi bir başlangıç noktası olabilir.
Cumhurbaşkanı şöyle dedi.
“Gerek Türkiye Cumhurbaşkanı gerek iki kız evladı babası olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağımın bilinmesini isterim.”
Bu cümle devletin en üst makamından geliyorsa, bunun bir kampanyaya, bir toplumsal harekete dönüşmesi gerekir. Çünkü şunu kabul edelim. Bu ülkede kadınlarımızın güvenliği sadece yasalarla, cezalarla olmuyor.
Bu işin bir de toplumsal vicdan tarafı var. Erdoğan’ın bir diğer sözü de aslında meseleye dair özeti veriyor.
“Kadına el kaldıranın eli de vicdanı da kararmıştır.”
Haklı... Ve bunu yalnızca devlet değil, toplumun tüm katmanları birlikte durdurabilir.
O yüzden ben bu sözleri Türkiye’nin ortak bir kampanyaya başlangıç çağrısı olarak görüyorum.