Puslu manzaralar...
Ferhat-Handan çifti taşıyıcı anne Lia sayesinde bir kız evlat sahibi olur. Nihayetinde genç anneyi Gürcistan’a götürmek için çıkılan yolculuksa Ferhat’la Lia arasındaki iç hesaplaşmanın da ifadesine dönüşür. Özcan Alper imzalı, hüzünlü bir yol filmi olan ‘Erken Kış’ta iki ana karakteri Timuçin Esen ve Leyla Tanlar canlandırıyor.
Hali vakti yerinde Ferhat ve eşi Handan, çocuk özlemlerini gidermek için Gürcü-Ukrayna kökenli Lia’yla anlaşarak, taşıyıcı annelik yoluyla istediklerine ulaşırlar. Ne var ki Rusya’yla Ukrayna arasındaki savaş Lia’nın evine dönmesini geciktirmiş ve bu süreçte genç annenin, Ada adı verilen kızına bakış açısını değiştirmiştir. Bu işlem karşılığında alacağı parayla Avrupa’ya gidip yeni bir gelecek kurma planları yapan Lia, bu fikrinden vazgeçip ailenin yanında kalarak çocuğun büyümesine tanıklık etmek ister. Ne var ki Ferhat-Handan ikilisi anlaşmaya uyması konusunda ısrarcıdır. Ve Ferhat, Lia’yı Gürcistan’a götürüp annesinin yanına bırakmak için arabayla yola düşer. Bu yolculuk iki taraf için de ruhsal bir hesaplaşmanın ifadesine dönüşür...
2000’ler başı itibariyle sinemamızın taze soluklarından biri olan Özcan Alper, sağlam sinema kumaşıyla yüklü dünyasında çoğunlukla sistemin gazabına uğramış bireylerin çıkış yolu arama çabaları doğrultusunda hüzünlü öykülerini anlattı çoğu kez. İlk çalışması ‘Sonbahar’ bence bir başyapıttı ve sonraki adımları için bizi her daim merakta bırakan bir ‘auteur’ (yaratıcı) oldu. Sonraki serüveni içinde aynı çizgiye ulaşan yapıtlara imza atamasa da her daim ruhu olan, duygusu güçlü, dertleri hem tarihsel hem güncel çağrışımlarla örülü kayda değer yapımlarla seyirci karşısına çıktı, ülkenin sosyolojik sarmalı içinde siyasi ve toplumsal meseleleri perdeye taşıdı. Bir önceki hamlesi ‘Karanlık Gece’ örneğin, filme ilişkin eleştiri yazısında da belirttiğim gibi sanki bitmeyen bir ‘karakış’ı anlatıyordu. Bizi saran ve bir türlü içinden çıkamadığımız bir karanlığın tarifinde dolaşan film, yönetmenin kariyeri açısından bence ‘Sonbahar’ sonrası en güçlü çalışmasıydı ve son derece sert, gerçekçi bir bakış açısı vardı.