SÜPER KAHRAMAN OLMAK CESARET GEREKTİRİYOR
- Hikâyeyi sonlandırırken setteki ortam nasıldı?
- Millie Bobby Brown: Hepimiz, kendi yolumuzda biraz dışlanmış gibiyiz. Her birimizin kendine özgü bir tuhaflığı var. Ve dizimizi bu kadar güçlü kılan şeyin de bu olduğunu düşünüyorum: Seyirciler kusurları olan, biraz farklı, biraz “kırık” o karakterlere bağlanabiliyor. Ben de bu karaktere inanılmaz bir şekilde bağlandım. Sette hiç kimse mükemmel değil. Ve bu çok heyecan verici. Çünkü tamamen kırılgan olabildiğin bir ortam oluşuyor, hepimiz öyleyiz. Hepimiz tamamen kendimiz olabiliyoruz.
- Karakteriniz cesaretli. Bunun hayatınıza da yansıdığını, sizi daha cesur olmaya teşvik ettiğini düşünüyor musunuz?
- Millie Bobby Brown: Ben zaten hep açık sözlü ve cesur biriydim. Oyuncu olarak da hislerimle hareket ederim, o anda ne hissediyorsam ona göre oynarım. Ama bu sezonda, özellikle Shawn’la (Levy) konuşurken çok daha fazla düşünerek hareket ettiğimi fark ettim. Kendime “Yaptığım her şeyi doğru mu yaptım?” diye sordum. Çünkü bu son şansımdı. Dördüncü sezonda “Bu yıl Eleven’ın insan yanını oynamak istiyorum” demiştim ve bunu keşfetme fırsatım oldu. Bu sezon ise “Tamam” dedim; “Şimdi bir süper kahramanı oynuyorum. Bu rolü son kez oynayacağım.” Ve süper kahraman olmak çok cesaret gerektiriyor. Utanmayı bir kenara bırakmam gerekiyordu, çünkü gerçekte uçmuyorken ellerini yere vurup uçuyormuş gibi davranıyorsun ve komik görünebilirsin. (Gülüyor) Ama ben içimdeki güçlü tarafı ortaya çıkardım.
Shawn Levy - Noah Schnapp (Will Byers) - Millie Bobby Brown (Eleven) - David Harbour (Jim Hopper)