İnsanın iliklerine işleyen bir film: Hamnet
Ödül sezonunun yoğunluğunda, Oscar yarışında adı en çok geçen filmleri izlemeye devam ediyorum. Hafta sonu Oscar ödüllü yönetmen Chloé Zhao’nun filmi “Hamnet”i izledim. Uzun zamandır bir film beni bu kadar etkilememişti. İzlerken öyle derin bir kedere kapıldım ki...
Film, içimi titretti. William Shakespeare ve eşi Agnes, oğulları Hamnet dünyaya geldiğinde tarifsiz bir mutluluk yaşarlar.
Ancak Hamnet’in genç yaşta trajik bir şekilde hayatını kaybetmesi, Shakespeare’in ruhunda derin bir yara açar ve bu acı, onun başyapıtı “Hamlet”i kaleme almasına ilham olur. Shakespeare’in oğlu Hamnet Shakespeare, 1596’da 11 yaşında öldü.
“Hamlet” oyunu ise Hamnet’in ölümünden birkaç yıl sonra yazıldı.
“Hamnet” ve “Hamlet” adlarının 16. yüzyılda birbirinin varyantı olduğu biliniyor; yani o dönemde bu iki isim sık sık birbirinin yerine kullanılabiliyordu. Bu nedenle Shakespeare’in oğlunun kaybından duyduğu derin yasın, oyundaki ölüm, yas, baba-oğul ilişkisi ve varoluş sorgulamaları gibi temaları etkilediği düşünülüyor.
Filmde Jessie Buckley ve Paul Mescal, kariyerlerinin belki de en güçlü performanslarını sergiliyor.
Jessie Buckley kesinlikle ikinci Oscar adaylığını hak ediyor, hatta kim bilir, belki bu kez ödülü bile kazanır.
Performansı inanılmaz derecede duygusal.
Shakespeare’i ise Paul Mescal canlandırıyor.Sonuç olarak, Chloé Zhao insanın iliklerine işleyen bir film yapmış.😑