SAĞLIKLI TOPLUMUN ANAHTARI SAĞLIKLI AİLEDE
Katılıyorum. Ben büyürken en ufak bir saygısızlıkta “Ailenden hiç mi terbiye almadın?” diye sorulurdu, ki bunun sorulmuş olması dahi büyük bir utançtı. Bugünse bırakın ebeveynlere böyle bir soru sormayı -karşılığında fiziksel şiddet görme olasılığınız da yüksek- 4-5 yaşındaki çocuklara bile soramazsınız. Zira modern toplumların yeni anahtarı “bireycilik”. Bireyin çıkarlarının kolektifin çıkarlarından üstün olduğu yeni bir toplum düzeni içindeyiz. Yani “biz” değil, “ben” var.
“Oysaki” diyor Prof. Dr. İnal, “Sağlıklı bir toplumun anahtarı sağlıklı birey de onun anahtarı da sağlıklı aile yapısında saklıdır.” Şöyle devam ediyor: “Eğer evde, okulda, sokakta... Yaşamın her alanında şiddet artıyor, kural tanımazlık daha sık baş gösteriyorsa, aile içindeki ebeveyn-çocuk ya da eşlerin birbiri ile olan ilişkilerine bakmamız gerekir. Eşler arasında çocuğa örnek teşkil edebilecek sözlü-fiziki kavgalar, zorbalıklar yaşanıyor mu? Ya da aile çocuklarına; mesela büyüklerine saygı duymak, küçüklerine yardım etmek gibi, geleneksel-toplumsal-kültürel-manevi değerleri ve sınırlarını öğretmiş mi? Kendi çocukluğumuzdan biliyoruz ki bunlar, birçoğumuza anne- babamız tarafından öğretilirdi. Peki ya şimdi? Artarak gördüğümüz şiddet olaylarının asıl kaynağı bence bu.”
TOPLUMSAL DEĞERLER KONUSUNDA EĞİTİM ŞART
Peki bunu düzeltmek için ne yapılabilir? Yanıtı şu: “Aile odaklı çalışılmalar yapılmalı. Ancak okullar da buna dahil edilmeli. Çocuğun aileden alamadığının okul tarafından tamamlanması şart. Örneğin, sosyal yardımlaşma, merhamet, empati yapma gibi insani-toplumsal değerler konusunda çocuklara özel eğitimler verilebilir, Millî Eğitim Bakanlığı’nın dahil olduğu ortak projeler yapılabilir. Ve en önemlisi de bu konunun bir devlet politikası haline getirilmesidir.”