SADECE CEZA VERMEK YETMEZ REHABİLİTE DE EDİLMELİLER
Birkaç gün önce Mısır’ın İskenderiye kentinde okul psikoloğunu Ankara’dakine benzer şekilde zorbalayan öğrencilerin videosuna denk geldim. Mısır Millî Eğitim Bakanlığı, “Öğretmenlerin onuru kırmızı çizgimizdir” başlığı ile bir duyuru yayınlayarak, 7 öğrencinin okuldan uzaklaştırıldığını ve 2026-2027 eğitim yılında da başka bir okula devam edemeyeceklerini duyurdu.
Ortaöğretim Disiplin Yönetmeliği’ne göre bizde de başkalarına fiili şiddet uygulamak, her tür zorbalık, iftira, tehdit, şantaj vb. hareketler disiplin cezası gerektiriyor. Buna göre öğrencilere,
- Kınama,
- Okuldan kısa süreli uzaklaştırma,
- Okul değiştirme,
- Örgün eğitim dışına çıkarma cezalarından biri veriliyor.
Ancak basına yansımayan birçok olay, aileler ve öğrencilerin vereceği tepkiden çekinildiği için ya da okulun/öğretmenin adı çıkmasın diye genelde kapatılıyor, unutuluyor. Ceza almayan öğrenci ise okulda ‘kahraman’ ilan ediliyor. İşine devam etmek zorunda kalan öğretmenin ise psikolojisi bozuluyor ve verimliliği düşüyor.
SOSYAL MEDYA TETİKLİYOR
Eğitim Uzmanı Salim Ünsal’ı aradım, “Evet, bizde de disiplin cezaları elbette uygulanıyor. Ancak bu cezalar, çocukları ne kadar disipline edebilecek cezalar, çocukların ne kadarı cezayı içselleştirip aynı davranışları tekrarlamayacakları bir eğitimden geçiyorlar? Burası muamma. Ki bu konuda bir çalışma yapıldığını da düşünmüyorum” yorumunu yapıyor.
Sosyal medyadaki ‘absürt’ videoların çok izlenmesinin de durumu tetiklediğini belirten Ünsal, şöyle devam ediyor: “Çocuklar da kendi içlerindeki absürtlükleri, sırf popüler olmak, çok izlenmek uğruna okul ortamına taşıyor. Ve maalesef bunu ‘başarı’ kabul eden
çocuklar var.”
YA O ÖĞRETMEN KENDİ ADALETİNİ SAĞLAMAK İSTESEYDİ
Peki eğer o öğretmen kendi adaletini sağlamak istese ve sinirine yenilip fiziki bir hamle yapsaydı o zaman ne olurdu? Cevabı şu: “O zaman da o öğretmen, ‘nasıl olur da bir çocuğa böyle davranırsın’ üzerinden sosyal linçe maruz kalırdı, muhtemelen işinden olurdu. Bu sebeple öğretmenlerin birçoğu maalesef benzer zorbalıkları ‘sindirmek’ zorunda kalıyor. Ergenler, gençler... Elbette hata yapacaklar. ‘Ağır şekilde cezalandırılmalılar’ demiyorum ama yaptıklarının cezası olduğunu bilmeliler. Yapılanın ‘cezasız’ kalması çocuklarda ‘kahramanlık’ algısına da neden olmakta. Bu arada tek başına ceza da yetmez, önemli olan bu çocukların aileden başlayarak rehabilite edilmeleridir.”