İnovasyona bak be!
Güya Kobe etinden bir çanta yapılmış.
Güya paha biçilemezmiş de neymiş.
Günün sonunda ‘etten çanta’ diye haber olmayı başarmış...
Gürkan Şef yapmış çantayı.
Yahu aslında etten çanta manta da yapılmamış.
Bir çantayı (muhtemelen 100 TL’lik basit bir çanta) etle kaplamış.
E salla, “Kobe eti kullandım” deyiver. Kim bilecek zaten gerçeği...
Bir fotoğraf çektirip sonra atacaksın çöpe alt tarafı.
Tabii akıllara hemen Lady Gaga’nın etten yapılmış kıyafeti gelmiş.
Yıllar önce vücudunu etle sarmış ve bir davete katılmıştı Lady Gaga...
Ben etlerle, yiyeceklerle böyle oynanmasını çok çirkin buluyorum.
Kıyafet yapmak da öyle, çanta yapmak da...
Sanırım Gürkan Şef gündeme gelmek istedi ve başardı da.
Sosyal medya infazı
Sosyal medya infazına dikkat edelim.
Fırsat vermeyelim.
O bazı tiplerin ağzında sakız olan “Geleneksel medya bitti, artık sosyal medya var” zırvalarına kulak tıkayalım.
Hatırlayın son zamanlarda kime yapıldı sosyal medya infazı?
Ortaköy esnafına...
Yani dolayısıyla kime?
Türk turizmi için çalışanlara.
Yani neye?
Türk yiyecek-içecek sektörüne.
Bu içimizde kalmıyor ki...
Her yerde konuşuluyor.
Yiyecek içecek fenomenleri gelmiyor mesela İstanbul’a. “Zehirlenme riski var, sizler de gitmeyin” diyorlar takipçilerine.
Yani bazen beklemek lazım.
Emin olmak lazım.
Olan bitenin belki iyi yanı olmuştur.
Artık ekstra dikkat edilecek.
“Bunun için geç kalınmadı mı, böyle olması gerekmiyor muydu” diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama ben hep ne diyorum?
“Hep sonradan geliyor aklımız başımıza, hep sonradan.”