Shakespeare’den Aristophanes’e, Nasreddin Hoca’dan Anadolu’nun anlatı geleneğine kadar farklı kültürel referanslarla beslenen oyun, patriyarka ve otorite ilişkilerini sahnede görünür kılan bir estetik alan açıyor.
Performans ilerledikçe Beckett’in “Yapacak bir şey yok” cümlesi “Yapılacak çok şey var”a dönüşürken, finaldeki “Gidelim mi? / Gidelim” diyaloğu seyirciyle paylaşılan bir eylem çağrısına evriliyor.
Seul’deki bu uluslararası buluşma ve önemli başarı için Tiyatro Boyalı Kuş ekibini kutluyorum.😶