Kadın haklarının hâlâ pek çok alanda geri planda kalması, bu konudaki mücadeleyi görünür kılmayı zorunlu hale getiriyor. “Dünya Kadın Hakları Günü”; kadın haklarının önemine dikkat çekmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve kadınların karşılaştığı ayrımcılık, şiddet ve eşitsizlik gibi sorunlarla ilgili farkındalık yaratmak açısından önemli bir fırsat sunuyor bizlere. Ayrıca; çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim – istihdam – sağlık – siyaset - hukuk vb. alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan yararlanmalarının sağlanması adına büyük önem taşıyor.
Zaman ilerledikçe, kadın hakları teorik olarak artırılsa da, uygulama alanında kısıtlar yaşanıyor. Birçok kadın, eşlerinden ve ailesinden korktuğu için hukukî alanda hakkını arayamıyor, birçok kadın gençliğini yaşayamadan erken yaşta evlendiriliyor ve birçok kadın yakınları tarafından öldürülüyor Dünyada, her 60 dakikada 5 kadın ölüyor…
Özgürlük mücadelesi veremeden hayatını kaybeden kadınlar var! Bu özgürlük mücadelesi; sosyal haklarının peşine düşen, özgürlük meşalesini sabırla yakmak isteyen, eşi ile boşanıp kendine yeni hayat kurmaya çalışan, sevmediği insana hayır dediği için can veren, eve dönerken tanımadığı tarafından bıçaklanan ve daha bilmediğimiz birçok canice canına kast edilmiş kadınların mücadelesi…
Ne demişti Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk: “Ben, saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, tersine pek çok yönlerde onların üstüne çıkacak bilgi ve kültürle donanacaklarına asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle inananlardanım.”
Bu yüzden, ne bugün ne de yarın; mücadeleden vazgeçmeyelim, haklarımızdan feragat etmeyelim… .