The Americans, 2013-2018 arası yayınlanan ve başrollerinde Keri Russell ile Matthew Rhys’in oynadığı gerçek bir casusluk draması. Washington’da “mükemmel ABD’li çift” kılığında yaşayan iki KGB ajanının aile hayatını ölümcül görevler üzerinden anlatıyor.
Moskova için RICS artık ekonomik bir kulüp olmanın yanı sıra, Batı’ya karşı kurulmuş siber bir cephe. Ve Hindistan, Sovyet döneminden bu yana süren savunma ortaklığı nedeniyle bu planın kilit taşı olarak görülüyor.
Rus yazılımlarıyla üretilecek dizüstü bilgisayarlar, devlet kurumlarında kullanılacak işletim sistemleri, savunma sanayiine entegre edilecek işlemciler... Kâğıt üzerinde “bağımsızlık”, arka planda ise yeni bir teknolojik bağlılık.
Washington Post’un ulaştığı belgelerde daha da çarpıcı bir ifade var. Bezrukov’un ortağı Valentin Makarov’un sözleri aynen şöyle özetleniyor...
“Bu iş birliği, Rusya’ya o sistemleri gerektiğinde uzaktan devre dışı bırakma gücü de kazandıracak.”
Yani bir zamanların Washington casusu, bugün ülkelerin dijital kalbine anahtar yerleştirmenin peşinde.
Bezrukov ise kendini savunuyor...
“Batı yıllardır bilişim alanını domine ediyor. Biz de teknolojik egemenlik istiyoruz” diyor.
Resmi anlatı bu. Ama Batılı güvenlik uzmanlarının okuduğu metin başka...
Arka kapılar, siber kontrol, stratejik sızıntılar...
Soğuk Savaş bitmedi. Sadece silah değiştirdi.
Artık balistik füzeler değil, işlemciler konuşuyor.
Tanklar yerine yapay zekâ ilerliyor.
Ve bir zamanlar FBI’ın kameralarına bile yakalanmayan Rus casus, bugün ülkelerin dijital geleceğini tasarlayan masanın başında oturuyor.
Dizi bitti sanmıştık.
Meğer yeni sezonu başlamış... 🙄