SORUN TMK DEĞİL
Öcal’a göre doğrudan “süresiz nafaka kaldırılsın” demek çözüm değil. TMK’daki düzenleme yerinde ve yeterli. Hâkimin nafakada takdir yetkisi var. Hâkim her dosyada somut koşullara özgü olarak zaten nafakayı artırıp kaldırabiliyor. TMK 176. Madde’ye göre durum şu:
“Nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.”
Asıl sorun nafakanın somut koşullara göre süreli veya sınırlı uygulanabileceği objektif bir sistem kurmak. Yargıtay’ın içtihat değiştirmesi. Bu bakış, Avrupa’daki pek çok örnekle de uyumlu. Kadının ekonomik olarak güçlendirilmesi, çalışma hayatına erişimi ve sosyal güvencesi güçlendikçe nafakaya duyulan ihtiyaç da azalıyor. Avrupa’daki birçok ülkede nafaka yok. Devlet gereksinim duyan kadının ihtiyaçlarını zaten karşılıyor.
EVLİ KADININ BEKÂRLIK SOYADI
Panelin ikinci tartışma başlığı yılların sorunu: “Evli kadın tek başına bekârlık soyadını kullanabilir mi?” Bu sorunun cevabı hukuken artık çok net. Prof. Öcal’ın anımsattığı gibi evlenen kadının kocasının soyadını alacağını öngören TMK 187’nci madde hükmü, 22 Şubat 2023’te Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi. 28 Nisan 2023’te Resmi Gazete’de yayımlanan iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girdi.
AYM KARARI VAR
Hükümet yeni düzenlemeyi 9. Yargı Paketi’ne aldı, sonra çıkardı. Bugün yasada, “Kadın evlenince kocasının soyadını almak zorundadır” hükmü yok. Ancak uygulama hâlâ eski alışkanlıklarla gidiyor.
Bazı nüfus idareleri, “Yönetmelikte düzenleme var, AYM kararı bizi bağlamaz” diyeek evli kadının bekârlık soyadını tek başına kullanmasını reddediyor.r