KUĞUNUN SON ŞARKISI
“Kamil Fırat’ın bu sergisi, Doğa’nın ölüm kalım savaşının bir alegori olarak anlatımı. Bir öyküleştirme. Ölü kuğuların temsil ettiği ölü Doğa’nın yeniden-üretimine olanak tanıyan koşulların ortadan kalkmış olduğunun; yaşayan, canlı Doğa’nın, ölü Doğa’ya karşı dirilme ve elbette direnme çabasının bir tür Sisyphos çabası olduğunun vahim ve tekinsiz gösterisi...
Alçıda yapılmış beyaz kuğu heykelcikleri, nerede duruyorlar bu fotoğraflarda? Fotoğrafçı (Kâmil Fırat) alçıdan kuğuları nerelere yerleştirmiş? Doğa’ya karşıt olarak Kültür’ün, alçıdan kuğularla temsil edilen bir mimesis olduğunu mu imâ ediyor bize? Yoksa, evet yoksa, Doğa’nın ölümü ile kitchleşmiş bir Kültür’ün doğumunu mu?
Ama asıl önemli olan, bu serginin mesajında yine bir kuğu’nun bulunması. Bir söylen, bir kuğunun ölmeden önce şarkı söylediğini bildirir. Kâmil Fırat’ın fotoğrafları, Doğa’nın bir kuğu olarak ölümünün son şarkılarıdır. Evet, son şarkıları!”🤫