Avrupa: Yeni hasta adam mı
RUS Çarı 1. Nikolay’a atfedilen ve Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyıldaki durumu için kullanılan “Avrupa’nın hasta adamı” tanımlamasını bugünlerde farklı bir şekilde kullanmak mümkün.
ABD’nin geçen hafta yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde Avrupa’ya neredeyse 20 yıl ömür biçildi.
Raporda “Böyle giderse 20 yıl içinde kıta tanınmaz hale gelecek” deniyor.
ABD Başkanı Trump da hafta içinde Politico’da yayımlanan söyleşisinde Avrupalılara yalın kılıç girişti.
Avrupa’nın zayıf liderliğin sonuçlarını çektiğini ve Avrupalı liderlerin ne yapacağını bilmediğini söyledi.
Hem Trump hem strateji belgesi Avrupa’ya “hasta adam” diyor.
Aslında Avrupalı liderler epeydir sorunun farkında ama cevabı yanlış yerde arıyorlar.
Bugünlerde İngiltere, Danimarka ve İtalya’nın başını çektiği ülkeler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yenilenmesini istiyor.
Amaçları Avrupa’ya göçü sınırlandırmak.
27 Avrupa ülkesi çarşamba günü bu konuda bir bildiri yayımladı.
İngiltere ve Danimarka başbakanları da “Ya sınırlarımızı koruruz ya aşırı-sağ iktidara gelir” şeklinde özetlenebilecek ortak bir makale kaleme aldı.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi eğer istenen şekilde değiştirilirse İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez göç, kapsamlı bir şekilde kısıtlanmış olacak.
Avrupa’nın içinde bulunduğu bütün sorunları göçmenlere yıkmak son dönemde kıta çapında değer gören bir yaklaşım.
Aşırı sağın temel argümanı olan bu konuyu şimdi diğer hükümetler aşırı sağın iktidara gelmesini engellemek için sahipleniyor.
Bu biraz ironik.
“Aşırı sağ gelecekse de biz getiririz” yaklaşımından başka bir şey değil.
Avrupa’nın içinde bulunduğu hastalık biraz da bu siyasi körlükten kaynaklanıyor.