60 MİLYON TL BÜTÇE
Bu projeye ne kadarlık bir kaynak ayırdınız? Proje yatırım bütçesini planlarken, kaynakları en çok hangi alanlara yönlendirdiniz?
Öncelikle PepsiCo olarak Türkiye’de 60 yılı aşkın bir süredir faaliyette bulunuyoruz. Satış ve pazarlama faaliyetlerinin de ötesinde 6 fabrikamızda ülkemizde üretim yapıyor, Türkiye genelinde 20 şehirde, 100.000 dekarlık alanda, yaklaşık 300 kişilik tarım ekibimizle, yılda ortalama 250 çiftçiyle sözleşmeli çalışıyoruz. Tüm bunlara ek olarak sosyal sorumluluk projeleriyle ülkemize katkı sağlamaya çalışıyoruz.
Bir Damla Bir Dünya Projesi de bu projelerden biri. Projemizi 60 milyon TL’nin üzerinde bir bütçeyle hayata geçirdik. Bütçemizin büyük bölümünü tarlalardaki teknik uygulamalara ayırdık. Bununla birlikte kaynaklarımızın önemli bir kısmıyla da çiftçilerimizde bu konuda farkındalık yaratacak eğitimler düzenlenmesini sağladık. Su yönetiminde ve tarımda sahip olduğumuz bilgi birikimi ve Doğa Koruma Merkezi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde etki gücü yüksek bir proje oldu.
Bu projeyle fabrikalarınızda kullandığınız suyun büyük bir kısmını doğaya geri kazandırıyorsunuz. Tarım alanlarına baktığımızda, proje kapsamında kaç dekarlık arazi damla sulamaya geçti? Bu uygulamalar sahada nasıl karşılık buldu?
Proje bugüne kadar 3 bin dekara yakın alanda damla sulama sistemi kurduk. Çiftçilerimiz bu sayede damla sulama sistemini deneyimleyerek öğrenme fırsatı buldu. Projeye dahil olan çiftçilerimizden aldığımız geri bildirimler, verilen eğitimler ve teknik uygulamaların kendilerine çok büyük katkı sağladığı yönünde.
DKM İLE ETKİYİ BÜYÜTTÜ
Projede Doğa Koruma Merkezi (DKM) ile birlikte çalışıyorsunuz. İş birliğiniz, sahada teknik kapasite ve çiftçi erişimi açısından kritik görünüyor. Bu ortaklık, projenin sonuçlarını ve etki alanını nasıl genişletti, iş birliğinin somut katkıları neler oldu?
Evet, bu projemizi 20 yılı aşkın bir süredir biyolojik çeşitliliğin etkin şekilde korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi için çalışan Doğa Koruma Merkezi (DKM) iş birliğiyle gerçekleştirdik. Bilindiği gibi Doğa Koruma Merkezi (DKM), kuruluşundan bu yana dünyanın farklı yerlerindeki uygulamaları da izleyerek biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanım ve iklim değişikliğine uyum için yeni araçlar ve yöntemler geliştirmeye odaklanıyor. Bu projeye de geliştirdiği uygulanabilir çözümlerle destek sağlayarak projenin etkisini daha da büyüttü.
Projeyle damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve havzalarda su yönetiminin iyileştirilmesi için saha uygulamalarında hangi adımlar atıldı? Çiftçilere yönelik eğitimler, teknik bilgi aktarıma ve sahadaki uygulama sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?
Proje kapsamında Adana, Tarsus, Manisa ve İzmir’deki çiftçilerin modern sulama tekniklerini uygulamasına yardımcı olduk. DKM iş birliğiyle, çiftçilere iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanımı ve toprağın korunması konularında eğitimler verdik. Bu eğitimlerde; tasarruflu sulama yöntemleri, basınçlı sulama sistemleri, doğru sulama zamanlaması, bitki ve toprak özelliklerine uygun sulama teknikleri ile organik madde artırımı gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları öğretilerek sahada uygulanabilir çözümler sunuldu.