Bir hayalin peşinden koşmak… Van’dan Londra’ya ve yeniden Van’a
BAZEN bir insanın kurduğu hayal, sadece kendi hayatını değil, bir şehrin, hatta bir bölgenin kaderini değiştirebilir.
Bugün size böyle bir öykü anlatacağım...
Van’a birkaç kez gittim.
Her gidişimde daha iyi bir Van buluyorum.
Aslında bu sadece Van’a özgü değil. Anadolu’nun pek çok şehrinde bu değişimi görüyorum.
Anlatacağım öykü Bekir Kaya’nın öyküsü...
Doğduğu şehri unutmayan, hayallerini dünyaya taşısa da köklerinden kopmayan bir girişimcinin öyküsü.
Bekir Kaya, Van’dan çıkıp önce Türkiye’de Turizm Otelcilik eğitimi aldı. Sonra yolunu Kıbrıs’a, oradan Londra’ya çevirdi. 90’lı yıllarda restoran işletmeciliğinde deneyim kazandı. Londra’da kurduğu şirketin ortağı ise dünyaca ünlü mimar Kay Ngee Tan’dı. İşte bu ortaklık, Tayland mutfağıyla kurduğu bağın da kapısını araladı.
Ailenin Tayland ile güçlü ilişkileri, Kaya’nın merakını daha da besledi. Uzun bir seçme sürecinin ardından Şef Nuch ile yollar kesişti ve İstanbul’da bir hayal gerçeğe dönüştü. Tayland mutfağının en özgün örneklerini sunan restoranlar... Çok Çok Thai, Az Çok Thai ve Çok Çok Pera.
2003’te İngiltere’de kurulan Homage Hospitality çatısı altında büyüyen bu markalar, İstanbul’a Tayland Kraliyet Ödülü’nü getirecek kadar ses getirdi.
Ama öykü burada bitmedi.
Bekir Kaya şimdi rotasını yeniden Van’a çevirdi.
Memleketine önemli bir yatırım yaptı.
Belki de Van’ın sosyolojik yapısını, ekonomisini değiştirecek yeni bir hikâyenin başlangıcına imza attı.
Ben böyle öyküleri seviyorum.
Hayalini peşinden sürükleyenleri, başkalarını da o hayalin ortağı yapabilenleri...
Çünkü onlar sadece kendi yaşamlarını değil, bir şehrin geleceğini de değiştirebiliyorlar.
Ve ben, o heyecanın şimdiden Anadolu’nun diğer şehirlerine de ilham vereceğini düşünüyorum.