“Van’ın endemik ürünleri bizim en değerli hazinemiz. Onları geleceğe aktarmak, sadece gastronomi değil; kültürü, geleneği
ve kimliği korumak anlamına geliyor.”
Tariria aynı zamanda modern sanatı Van’a taşıyarak şehrin kültürel dokusuna yeni bir
soluk getirecek. Sanatçılar, müzisyenler, sporcuların katılacağı etkinliklerle Van, sadece doğasıyla değil, kültürel üretimiyle de anılacak.
Ben bu hikâyeye baktığımda şunu görüyorum.
Tariria, Van’ın geleceğine açılmış bir pencere.
Doğanın, kültürün, mutfağın ve insan kaynağının birleştiği bir yolculuk.
Ve bana sorarsanız, Anadolu’nun yeni hikâyeleri işte böyle yazılacak.
DOĞDUĞUM TOPRAKLARA BORCUM VAR
EĞİTİMİ için İngiltere’ye gidip yirmi yıl sonra babasının sağlık sorunu nedeniyle yurda dönen Bekir Kaya’nın Van’a bu projeyi neden yaptığını sordum, şöyle yanıtladı.
“Doğduğum topraklara borcum var. Babamı kaybettiğimizde binlerce Vanlı hemşerimiz cenazemizi kaldırdı, taziyeye geldi. Bu benim için farkındalık anıydı. Doğduğum topraklara yatırım yapmaya karar verdim. Bu yatırım hem kent için ekonomik değer hem de sosyal etki yaratmalıydı. Şimdilerde Tariria benim olduğu kadar her birisi kendi alanında yetkin insanların kendini gerçekleştirme projesi olacak. Hayaller ortak olunca aldığınız yol da sınırsız oluyor.”😑