İki şirket yatırımcılardan milyarlarca dolar toplamak için de yarışmak zorunda kalacak. OpenAI’ın hedefi 60 milyar dolar. SpaceX’in ne kadarlık bir halka arz planladığı henüz bilinmiyor. Ancak Johnsen’in, mektuptaki şu sözleri şirketin hayli ciddi bir halka arz geliri hedeflediğini ortaya koyuyor: “Bu, Starship’in uçuş hızını inanılmaz bir seviyeye çıkarmamızı, uzayda yapay zekâ veri merkezleri kurmamızı, Ay Üssü Alpha’yı inşa etmemizi ve Mars’a insansız ve mürettebatlı görevler göndermemizi sağlıyor; nihayetinde, yaşamı bizim ömrümüz içinde çok gezegenli hale getirme olasılığını artırıyor.”
Yapay zekâ mı uzay yolu mu... Bakalım yatırımcılar milyar dolarlık para toplama yarışında hangisini öne çıkaracak....
YATIRIMCININ ZOR KARARI
SPACEX ve OpenAI’ın halka arz yarışında sanırım risk faktörü oldukça öne çıkacak.
OpenAI yazılım temelli, hızlı ölçeklenen ama regülasyonlar konusunda oldukça riskli bir şirket. Buna karşın SpaceX’in fiziksel altyapısı çok kuvvetli, sermaye yoğun bir şirket. Hedeflerin başarıya ulaşmasında riskler var.
Yapay zekânın önümüzdeki 10-20 yılın en büyük teknoloji dalgasını getireceğine kuşku yok. OpenAI’ın ChatGPT benzeri yeni ürünler çıkarması, Microsoft gibi devlerle güçlü entegrasyon sağlaması çok büyük avantaj. Buna karşın veri gizliliği, telif hakları, yapay zekâ güvenliği vs büyük belirsizlikler var. Ülkelerin yapay zekâ konusunda getireceği regülasyonlar an itibarıyla tam bir muamma. Olası yasakların nerede başlayacağı nerede biteceği bilinmiyor.
Spacex’in ise giderek rakipsiz bir şirkete dönüştüğünü söyleyebiliriz. Yeniden kullanılabilir roketler maliyet devrimi yarattı. Uydu interneti konusunda Starlink’in gelir makinesine dönüştüğü biliniyor. SpaceX’in NASA, Pentagon vs kuruluşlarla işbirlikleri çok büyük avantaj. Ancak şirket her zaman aşırı sermayeye ihtiyaç duyuyor ve her zaman nakit yakit yakma riski var. Ama hepsinden önemlisi en büyük risk Elon Musk. Musk’ın ne zaman ne yapacağını, faydasını zararını kestirmek çok güç.