MADAM C’DEN CASUSLUK TÜYOLARI
Birleşik Krallık istihbaratı MI6’in ilk kadın başkanı Blaise Metreweli, önceki gün ilk kez kameraların karşısına çıktı.
James Bond filmlerinde casusluk organizasyonunun tepesindekiler için M deniyordu. Gerçek istihbarat dünyasında ise C deniyor.
20. Yüzyılın başlarında MI6’in kurucu başkanı Mansfield Cumming, bütün belgelerini C inisyaliyle imzaladığı için böyle bir gelenek oluşmuş. Sonraki bütün istihbarat başkanları da C koduna sahip çıkmış.
MI6’in ilk Madam C’si Blaise Metreweli, birkaç ay önce koltuğunu Türkiye’nin tanıdığı bir isim eski Ankara Büyükelçisi Richard Moore’dan devraldı.
Moore’un Ankara Büyükelçiliği’nden İngiliz gizli servisinin başına geçmesi diplomasi dünyasında biraz şaşkınlık yaratmıştı.
İngiliz basınında Moore’un Mister C dönemi için “yenilikçi ve dönüştürücü” yorumları yapıldı. Hatta Moore’un halefinin bir kadın olması konusundaki çabalarının teşkilattaki geleneksel kesimi rahatsız ettiği dedikoduları bile sızdı.
Gizli servisin yeni başkanı 47 yaşındaki Metreweli ise çekirdekten bir casus. Cambridge mezunu, siber casusluk uzmanı, akıcı bir şekilde Arapça konuşuyor. 26 yıllık kariyerinde Ortadoğu ve Avrupa’da uzun süre görev yapmış.
Madam C olarak atanmadan önce teşkilatın teknoloji ve inovasyondan sorumlu yöneticisi konumundaydı.
Madam C, merakla beklenen ilk konuşmasını teknoloji konusunda uzmanlaşmış bir casustan bekleneceği şekilde “hibrit savaş” üzerine kurguladı.
Hibrit savaş, sahadaki çatışmaların yanı sıra, enformasyon-dezenformasyon mücadelesi ve sanal saldırıların bir arada kullanılması için kullanılıyor.
Bu konudaki en başarılı uygulayıcının Rusya olduğu kabul ediliyor.
Madam C de Rusya’yı kastederek “Savaş ile barış arasında bir yerdeyiz” dedi.
Rusya’nın havalimanlarında dron uçurmasını, devlet altyapısına yönelik sanal saldırıları “savaşın hemen öncesindeki gri bölge” olarak yorumladı.
Bir dönem İran’ın Ortadoğu’da etkisini artırma politikası için “devrim ihracı” kavramı kullanılırdı.
Metreweli, Rusya’nın benzer bir şekilde “kaos ihracıyla” bölge düzenini belirlemeye çalıştığını söyledi.
Bence en önemli sözleri dev teknoloji şirketleri hakkındaydı.
Küresel gücün devletlerden teknoloji şirketlerine hatta birkaç kişinin eline geçmeye başladığını söyledi.
“Teknoloji üzerindeki kontrol devletlerden şirketlere ve bazen de bireylere kaydıkça, gücün kendisi daha dağınık ve daha öngörülemez hale geliyor” dedi.
Anladığımız kadarıyla İngiliz istihbaratı önümüzdeki dönem iki konuda mücadele edecek. Rusya’nın “kaos ihracı” ve teknoloji şirketlerinin yeni güç savaşı.