GENÇ VE DİNAMİK MÜZİK PAZARI
Detaylı incelediğimizde Türkiye’de Latin/reggaeton ve Afrobeats’in yokluğu göze çarpıyor. Küresel olarak son yılların en güçlü trendleri arasında yer alan Latin/reggaeton ve Afrobeats türlerinin, Türkiye’deki haftalık zirve listesinde neredeyse hiç yer almaması, bizim küresel müzik çeşitliliğine entegrasyonumuzun ne kadar sınırlı olduğunu gösteriyor.
Oysa bu türler, İspanya, İtalya ve hatta Lüksemburg gibi farklı ülkelerin listelerinde ciddi bir yer kaplıyor.
Biz hâlâ kendi pop/rap eksenimizde dönüyoruz. Alternatif/indie’nin zirvedeki güçsüzlüğü ise ikinci göze çarpan durum. İsviçre örneğindeki gibi alternatif/indie türünün kalıcı bir güce dönüşememesi, Türkiye’deki müzik piyasasının hâlâ ana akım, hızlı tüketim odaklı olduğunu gösteriyor. Oysa genç, deneysel ve derinlikli alternatif/indie sahnesine daha fazla alan açılmalı. Spotify’ın Avrupa verileri, Türkiye’nin genç ve dinamik bir müzik pazarına sahip olduğunu kanıtlıyor. Haftalık zirve türlerimiz, değişen gençlik ruhunu yakalıyor. Ancak bu tabloda eksik olan, küresel müzik türlerine karşı daha açık bir kapı ve pop/rap hegemonyasını kıracak kalıcı ve derinlikli alternatif/indie başarılarıdır.
Eğer Türk müziği sadece kendi iç pazarında değil, uluslararası arenada da iddialı olmak istiyorsa, salt pop ve rap’e değil, küresel trendleri belirleyen diğer türlere de yatırım yapmalı. Aksi takdirde, Avrupa’daki müzik haritasında sadece hızlı tüketilen bir nokta olarak kalma riskimiz var🤫