KİLİSE DİJİTALLEŞİNCE CEMAAT GERİ DÖNDÜ
Koray Malhan mobilyada sınırları kaldıran fikirlerin sadece teoride kalmadığını dünya çapında projelere girdiğini de söyledi ve devam etti:
“İngilizler, Dubai’de kumarın/oyunun serbest olacağını herkesten iki yıl önce biliyordu. Kanun çıkmadan projeyi hazırladılar. Biz orayı döşedik; içeride ofis masası yok, tamamen koltuk/kanepe.”
Sonra sözü Fransa’ya getirdi:
“Jean-Michel Wilmott, Fransa’da 1800’lerden beri sadece 3 mimara verilen ‘Academician’ ödülünü almış bir efsane. 17. yüzyıldan kalma binasını restore edip araştırma merkezi yaptı, biz orayı ‘soft’ ürünlerle donattık.”
San Francisco ile devam etti:
“550 kişilik ofis. Ayakkabı yasak, terlik/çorap serbest. Amaç hijyen değil, ‘intimacy’. Çalışana ‘Burası senin ofisin, kart bas gir’ demek yerine; ‘Evindesin, ayağını uzat’ hissini vermek. Pasif bir çalışandan, konforlu bir bireye geçiş.”
Son örneği Aachen oldu:
“Aachen’de bir papaz, ‘Kimse gelmiyor, bari digital church yapalım’ dedi. Tarihi kilisenin içine bizim modern, esnek mobilyalar girdi, cemaat geri döndü.”🤫