Yerel refleks, global karşılık
Hikâyenin kırılma noktası, Mustafa Acar’ın o tesise adım attığı gün yaşanmış. Büyük süt firmaları için alım yapan, yurtdışı bağlantıları olan, dünyayı bilen ve sektörü yalnızca rakamlarla değil, eğilimlerle de okuyan biri Mustafa Bey. Tesisin kapısından girdiğinde gördüğü şey yalnızca bir üretim hattı olmamış; doğru hayvan, doğru süt, doğru disiplin ve henüz tam kullanılmamış bir hikâye gücüyle karşılaşmış. Bu buluşma, klasik bir ortaklıktan çok daha fazlasına dönüşmüş. Biri toprağın, hayvanın ve sütün dilini biliyor; diğeri pazarın, zincirlerin ve global beklentilerin... Üretimi dönüştürmek, pazarı farklılaştırmak ve bu coğrafyanın ürünlerini dünyaya anlatacak bir dil kurmak konusunda aynı noktada buluşmuşlar. Bugün Urfarm’ın büyük zincir market raflarında olması ya da Amerika’ya yüksek tonajlarda ürün göndermesi, bu iki bilginin doğru yerde kesişmesinin sonucu. Yerel bir refleks, global bir karşılık bulmuş.
Bu anlamın merkezindeyse bölgenin yerli koyun ırkı olan ivesi var. Urfarm’ın tüm ürünleri bu koyundan elde edilen sütle yapılıyor ve bu bir tercih değil, bilinçli bir felsefe. İvesi koyunu, Mezopotamya kökenli, sıcak ve kurak iklime dayanıklı bir ırk. Sütünün yağ ve protein oranı yüksek. Ceylanpınar’da yetiştirilen ivesi kuzusu, uzun yürüyüşlerle beslenen, aromatik otlara dayalı diyetle büyüyen bir hayvandır. Tüm bu özellikler, süt ürünlerinde doğrudan karşılığını buluyor: Daha yoğun yapı, daha derinlikli bir tat.