20’nci yüzyıl itibariyle sinema tarihinin gişede en çok izlenen filmi ‘Titanic’e (1997 yapımı, hasılatı 2.264.812.968 dolar) imza atan James Cameron, daha sonra bir suskunluk dönemine girmiş ve 2009’da ‘3D’ şaheseri olarak kabul edilen ‘Avatar’ı çekmişti. Söz konusu yapım görsel açıdan seyircisini bambaşka dünyalara götürse de hikâyesi girişte sıraladığım yapımların yeni bir versiyonuydu. Şöyle ki kendi kaynaklarını tüketen insanlık, uzun boylu, farklı fiziksel görüntülere sahip, masmavi Na’vi kabilesinin yaşadığı, mineral açısından son derece zengin Pandora adlı gezegene (ya da uyduya) göz dikiyor ve burayı kolonileştirmek için askeri güçlerini kullanıyordu. Sömürgeciler safındaki; Pandora’ya ‘Avatar’ denen replikalarla giden ekipten onbaşı Jake Sully süreç içinde Na’vi halkından Neytiri adlı kadına âşık oluyor, saf değiştiriyor, ‘insanlığından vazgeçiyor’ ve geriye dönmüyordu. Bu durum da komutanı Albay Miles Quaritch’i kızdırıyordu.
Cameron tüm zamanların en çok izlenen yapımı ‘Avatar’ (hasılatı 2.923.710.708 dolar) sonrası da yeni bir durgunluk dönemine girdi ve nihayetinde 2022’de ‘Avatar: Suyun Yolu’yla (Avatar: The Way of Water) kendini hatırlattı. Film, Pandora’nın cenneti andıran ekosistemi içinde yaşayan Neytiri ve Jake çiftinin ‘Gökyüzü İnsanları’ dedikleri dünyalılar tarafından huzurlarının bozulmasını anlatıyordu. İkili ve ailesi, Albay Quaritch’in ‘avatar’ının saldırılarından korunmak için resiflerde yaşayan Metkayina klanına sığınıyordu. Ama çok geçmeden bu hamlenin, savaşın bölgeye taşınması anlamına geldiği görülüyor, suüstünde ve sualtında ortalık cehenneme dönüyordu. Yeni bir serinin ilk adımı niteliğindeki ‘Avatar: Suyun Yolu’ da seyirciden büyük bir ilgi gördü ve sinema tarihinin en çok izlenen üçüncü filmi (hasılatı 2.343.477.301 dolar) unvanıyla buluştu.
Ve şimdi sahne sırası yeni serinin ikinci, ‘Avatar’larınsa üçüncü adımı olan ‘Ateş ve Kül’de (Fire and Ash). Tıpkı bir önceki hamlede olduğu gibi James Cameron’la birlikte Rick Jaffa ve Amanda Silver’ın kaleme aldığı senaryodan çekilen yapım, bir devam filmi niteliğinde.
Aile kaybettikleri büyük oğulları Neteyam’ın yasını tutmaktadır. Diğer oğulları Lo’ak abisi ölürken kendisinin hayatta kalmasının suçluluğuyla hesaplaşmaya çalışır, evlat edinilen genç Kiri de Tanrıça Eywa’ya ulaşmanın yollarını arar. Küçük kızları Tuk ve aralarına kattıkları ‘insan evladı’ Spider’la birlikte Sully’ler geniş bir gruptur artık. Lakin Quaritch, biyolojik babası olduğu Spider’ın peşindedir ve bu durumda Jake, gezginci ‘rüzgâr tüccarları’yla birlikte Metkayina klanından uzaklaşarak tehlikenin merkezini de değiştirmeye çalışır. Lakin yolculuğun hemen başında Kızıl Kraliçe Varang’ın öncülük ettiği, gezegenin vahşi topluluğu Mangkwan klanının saldırısına uğrarlar ve hesaplar bozulur. Süreç içinde Kiri doğaüstü güçlerden yardım alarak maskesiz solunum yapamayan Spider’a bir çözüm bulur ama bu yeni bir sorunu doğurur. Spider’ın dönüşümüyle birlikte sömürgeciler “Biz de solunum yaparız ve burayı insanlarla doldururuz” fikrine sarılırlar. Ortaya çıkan yeni tabloda Jake ve Neytiri, Spider’ı Pandora’nın geleceği için yok etmelerinin doğru olduğuna karar verirken çocuklar anne ve babalarını bu düşünceden uzaklaştırmaya çabalarlar...