İşte hepimizi çıldırtan an… ‘Sen mi geçersin ben mi’
İşe yetişecek. Kafasında onlarca düşünce. Atlıyor arabasına, çıkıyor yola.
1)-Hava daha aydınlanmamış. Trafik yoğun. Herkes yetişme derdinde. Herkesin acelesi var.
Güç bela şehrin merkez kavşağına geliyor. Biraz yavaşlıyor.
Ve bakıyor kavşağa giriş hakkı kendisinde.
Yavaşça basıyor gaza, ama...
“Ama”dan sonrası felaket.
İşte bir minibüs. O kavşağa olanca hızıyla giriyor.
Güç bela bir fren. Ama aynı anda kavşağa giren o kadar çok araç var ki...
Zincirleme bir saygısızlık.
Kimse diğerini dinlemiyor. Yol hakkı kimin?
Minibüs şoförü sanki o yollar kendisininmiş gibi.
Bir durak sonra bir yolcu daha alsın diye...
Basıp gaza giriyor kavşağa.
Oysa kavşağın dönüşünde yol hakkı işaretleri var. Yani kendisinden önce kavşağa girmiş araca yol vermek zorunda. Ama kimin umurunda.
İşte arkadaşlar, bu pazar bu fotoğrafın tam ortasındayız.
Yani... Hepimizi çıldırtan o fotoğrafın içindeyiz.
Her gün, her saniye içine düştüğümüz bu trafik kaosundayız.
Düşünün ki...
Ankara’da Kuğulu ya da Ulus’ta bir kavşaktasınız.
İstanbul Nişantaşı döner kavşak.
Adana’dan Kayseri’ye kadar,