TÜRKİYE’DE MUHABİR NEREDEN NEREYE GELDİ?
Türkiye’de ise “muhabir” kavramı neredeyse boşalmış durumda. Konuyu sahaya çıkmayan, kaynakla ilişkisi olmayan, dosya üretmeyen, kurduğu ilişkileri kendi kariyerinde yükselmek için kullanan isimler üzerinden ele almayacağım. Aksine çalışan, aslında çalışmaya çalışan, yazısı ya da haberi girsin diye uğraşan muhabirler açısından bakacağım;
- Türkiye’de junior–senior muhabir ayrımı yok.(Bu arada junior muhabir stajyere denilmez). Kurumların takip ettiği bir yükselme kriteri yok.
- Stajyer olarak başlayan isimde ışıltı gördüyseniz işe alırsınız, hatta alırdınız. Eskiden uzun stajyerlik döneminin sonrasında eğer size kadro verildiyse genelde “gece muhabirliğinden” başlardınız. Yıllar içinde gündüz muhabirliğine geçerek toplumsal olaylar, alan muhabirliği, siyasi parti muhabirliği ve uzun yıllar içinde başbakanlık, cumhurbaşkanlığı ya da TBMM muhabiri olunurdu. Şimdi ne kurumların ne de bu mesleğe başlayanların nedense bu kadar sabrı kalmadı.
- “Hangi dosyayı yaptın, hangi krizi yönettin, hangi yanlış bilgiyi yayınladığın için bedel ödedin”, bunların hiçbiriningenelde (istisnaları dışarıda bırakıyorum) sistematik bir karşılığı yok.😶