MAAŞ MESELESİ: GERÇEKLER ACI
Son tartışmalar üzerinden bakıp bu meslekteki herkesin lüks içinde yaşadığını sanmayın. Ailesi ya da eşi zengin değilse bir muhabirin aldığı maaşı duyunca büyük bir hayal kırıklığı yaşabilirsiniz:
- ABD’de ya da Avrupa’da senior bir muhabirin aldığı maaş, o ülkenin yaşam standartlarına göre orta sınıfın üzerinde bir hayat kurmasına izin verir. Çünkü gazeteciden beklenen şey nettir; bağımsızlık, direnç ve mesafe. Bunlar da ancak insanca bir ücretle mümkündür.
- Türkiye’de ise 30–50 bin liraya çalışan muhabirlerden hem büyük riskler almaları hem de baskılara karşı dimdik durmaları bekleniyor. Bu bir çelişkidir. İnsanları ekonomik olarak kırılgan hale getirip sonra da “Neden savruldular?” diye sormak samimi değildir. Bu, yanlışları mazur göstermez ama nedenlerini anlamadan çözüm de üretmez.
- Bu yazdıklarım fotomuhabirleri, kameramanlar, yönetmenler kısaca gazete ve televizyondalardaki tüm emekçiler için geçerlidir.
- Diğer yandan gerçekten çok sayıda özel habere imza atan, Türkiye’nin gündemini belirleyen muhabir, fotomuhabiri ya da kameramana genelde kurumundan “ödül” de yok.
- Bununla bitmiyor. Siyaset ya da kurumlar da muhabiri artık neredeyse görmüyor. Muhabir yerine temsilci, genel yayın yönetmeni tercih ediliyor. Meslekte basın kanununa göre kadrolu 30 yılını doldurmuş bir isim olarak çok net şunu söyleyebilirim. Ben muhabirken benim baktığım alanda sorumlu siyasetçi, bakan, danışmanı muhabiri arardı. Temsilcim beni atlayarak benim alanımdaki isimle görüşse benim için tartışma nedeniydi. Ne yazık ki bugün basın danışmanları, muhabirler yerine yöneticileri tercih ediyor. Oysa o alana bakan muhabir önceliklidir. O alana bakan muhabir haberi almalı, yöneticisini bilgilendirmeli, haberini yazmalı, hatta ropörtajı yapmalıdır.
- Siyasilerin yabancı ülkelerde ya da yurtiçlerindeki temaslarının izlenmesi önemlidir. Bunu da alan muhabirleri yapmalıdır. Siyasiler ya da danışmanları, bu mesleğin yaşamasını istiyorsa artık yöneticileri aramaktan vazgeçmeliler.
- Sabah haber toplantılarında belirlenen başlıkların yanı sıra muhabirin akıl defteri olurdu. Takip edeceği konuları yazar, sorularını kaleme alırdı. Kısacası soruyu muhabir belirler, muhabir sorar. Muhabire soru dikte ettirilmez.
- Muhabir kendi notunu alabilen, kendi haberini yazabilen kişidir. Onun yazdığı haber, kurum içinde birçok kontrol mekanizmasından geçer. Bu Ankara temsilcisi, genel yayın yönetmeni için de geçerlidir.