Konuşana değil konuşturana bak
Aylardan mayıstı...
Trump’ın yakın golf arkadaşı, sağlam neocon, Senato’nun babalarından Cumhuriyetçi Lindsey Graham, Anıtkabir’de ortaya çıkıvermişti.
Ankara’ya görüşmeler için gelen Graham, mesajını buradan veriyordu.
Dedi ki Graham...
- Türk müttefiklerimizle birlikte, Türkiye’nin, İsrail’in ve buradaki hepimizin barış içinde yaşayabileceği bir yol bulmak için çalışıyorum.
- Türkiye, bu bölgede büyük bir aktör ve Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli bir müttefikidir.
- Elbette farklılıklarımız var, ancak Türkiye masaya çok şey getiriyor.
Burada ilk cümleye dikkat.
Türkiye ve İsrail barış içinde yaşayabilir mi bunun yolunu bulmaya çalışan kişi Güney Carolinalı bir Senatör.
Bizim Güney Carolinalı bu hafta İsrail’deydi.
İsrail Başbakanı Netanyahu ile birebir görüştü.
Bazen bizim halktan sitem duyuyorum. “Yahu bir Senatör... Yahu bir vekil... Ne önemi var bunların. Aman sen de...” tarzı.
Çünkü Başkan’a yakın, Başkan’ın dinlediği, Senato’da yasa koyup yasa kaldırma gücü olan Senatör emin olun bir bakandan daha kudretli bu sistemde.
Ne diyorduk... Graham, Netanyahu ile görüşmeden çıktıktan sonra açtı ağzını yumdu gözünü.
Önce F-35 meselemize taktı.
- Suudi Arabistan’a satılmasına tamamım.
- Türkiye’ye satılması kesinlikle hata olur.
- İsrail’in bölgede askeri üstünlüğünü koruması lazım.
Allah Allah...
Sonra Gazze’de Mehmetçik olacak mı olmayacak mı o konuya geçti.
- Türkiye’nin Gazze istikrar gücünün parçası olabileceği fikri, İsrail’i temelden sarsar.
- Erdoğan’ın İsrail’e yönelik açıklamaları kabul edilebilir sınırların çok ötesinde.
- Türkiye’nin Gazze’de sahada yer alması, İsrail’deki dostlarımız açısından çok büyük bir sorun yaratır.
Şimdi bu mesajları çok iyi kavramak lazım.
Boşu boşuna söylenmiş şeyler değil. Söyletilmiş şeyler.
Netanyahu her iki konuda da doğrudan açıklama yapmamış, yapamamıştı.
Yerine konuşturduğu kişi ise bir ABD Senatörü. Hele hele F-35 konusunda doğrudan söz sahibi olacak bir Senatör.
Graham bu açıklamaları yaptıktan 24 saat sonra aynı Netanyahu yanına Yunanistan ve Güney Kıbrıs liderlerini alıp Türkiye’ye meydan okudu.
- Topraklarımız üzerinde imparatorluklarını yeniden kurabileceklerini hayal edenlere sesleniyorum..
- Unutun bunu. Olmayacak.
- İşbirliğimiz, kendimizi savunma kapasitemizi daha da güçlendiriyor.
Bitmedi...
Netanyahu bu lafları ederken eş zamanlı olarak Milli Savunma Bakanı Güler, Dışişleri Bakanı Fidan ve MİT Başkanı Kalın Suriye’deydi.
Fidan, Şam’a entegre olmamak için direnen SDG/PKK’nın İsrail ile eşgüdümlü hareket ettiğini söyledi.
Netanyahu açık açık bir sonraki mücadele sırasının Türkiye ile olduğunu düşünüyor.😐