Daha çok felsefi soru
İnsanların, 5 duyudan çok daha fazla sensörlerinin olduğu, bunların zamanla ve şehirleşme sürecinde köreldiği üzerine pek çok hipotez var. Doğadan koptukça ve şehir hayatının kapalı duvarları ardında bazı sensörlerimizin işlevsiz hale geldiği doğru. Fakat bu, duyularımızın yeniden açılamayacağı anlamına gelmiyor. Yukarıdaki bilimsel çalışma, dokunma duyumuzun ne kadar geniş olduğuna yanıt getiriyor ancak felsefi bakımdan daha fazla soruyu ortaya bırakıyor.
Bence bunlardan biri, dünyayı 5 duyuyla algılama sınırlarını ne zaman aşacağımız. Fiziki dünyayı titreşimlerle, ışık ve seslerle, kokularla algılıyoruz. Daha doğrusu, bunlar ölçülebilir ve kontrol edilebilir oldukları için duyularımızı fiziki dünyanın belirgin girdileriyle tanımlıyoruz. Halbuki fiziki dünya, 5 duyu sınırlarının ötesine geçen, çok daha karmaşık titreşimlerle yayın yapıyor. Şimdilerdeyse insanın dış dünyayla sanılandan daha derin etkileşimler kurabildiğine dair araştırmalar çoğalıyor. Öyle görünüyor ki, insanın enerji bedenini yeniden keşfettiği bu dönemde algılarının açılması, bilimin sınırlarını da genişletiyor.
Hep 5’ten fazlası vardı
Bilimsel çalışmaların tutarlılık ve ölçülebilirliğe dayanma mecburiyeti, kimi zaman soyut ama gerçek olasılıkların gölgede kalmasına neden olabiliyor. Mevcut teknolojimizle ölçülmesi imkânsız olan 6’ncı his bunlardan biri. İnsanların sezgi yoluyla veya psişik algılarla fark ettiği enerjileri, sesleri, imgeleri ve olayları özel koşullar altında gözlemlemek nadiren mümkün oluyor. Bunları laboratuvar ortamlarında incelemek, deneyimleri tekrar etmek neredeyse imkânsız sayılıyor. Öte yandan fiziki hislerimiz bilimsel olarak da yalnızca 5 duyuyla sınırlı değil: Denge duyusu, ısı duyusu, acı duyusu, iç organ duyusu ve beden duyusu nöroloji tarafından ‘ekstra sensörler’ olarak tanımlanıyor.
Robotik dünyasına faydalı olabilir
Queen Mary Üniversitesi’nde yapılan çalışmaların öne çıkan başka bir yönüyse psikoloji, robotik ve yapay zekâ bilimlerini bir araya getirmesi. Uzaktan dokunma duyusu, insanlar için ilginç bir bulgu sayılmasının yanı sıra robotik dünyasına da faydalı olacak. Ortaya çıkan verilerin, belirli iş sahaları için geliştirilecek teknolojilerin önünü açılabileceği belirtiliyor. Yeraltı tarama, arama-bulma çalışmaları gibi alanlara yönelik robotlar için gelişmiş dokunma sensörleri tasarlanabileceği düşünülüyor.