Oscar’lık bir film ve kadro
Filmde Nora’yı Renate Reinsve (‘Dünyanın En Kötü İnsanı’nda ve bu yıl ‘Armand’da da izlemiştik) canlandırıyor. Müstehzi, yer yer gergin, babasına olan öfkesini her fırsatta yansıtan ve ruhsal yaralarıyla yoluna devam eden karakterini etkileyici bir portreye dönüştürüyor. Keza kız kardeşi Agnes’ta da Inga Ibsdotter Lilleaas filmin bir başka etkileyici noktası; sakin, arabulucu ve mantıklı bir profili başarıyla ortaya koyuyor. Kibirli ve narsist bir kişiliğin sonucu yarattığı acıların ve kendinde bıraktığı tortuların farkında olan Gustav’da da yılların oyuncusu Stellan Skarsgård çok iyi. Amerikalı yıldız Rachel Kemp’te Elle Fanning özellikle evde geçen okuma provaları sahnelerinde müthişti, klişe deyişle ‘döktürüyordu’. Ben ekibin ve de filmin Oscar’larda birçok dalda aday olacağı kanısındayım. Gustav’ın eski görüntü yönetmeni Peter üzerinden kendi yaşlılık korkusunu gördüğü sahne de çok iyiydi. En akılda kalıcı bir diğer sahne de Nora’nın, babasının Kemp’le birlikte geldiğini görünce evden hâtıra olarak aldığı vazoyla arka taraftan kaçıp gitmesiydi.
Metaforik anlamlar barındıran evin tasvirini yaparken başlayan ve bu anlarında ‘klasik roman’ tadı yayan film, çok iyi yazılmış senaryosuyla edebi ruhunu 2 saat 13 dakikalık süresi boyunca koruyor. Yer yer Ingmar Bergman dünyasından izler taşıyan (gerçi o kadar depresif olmadığı kesin), Lasse Hallström, Netflix, ‘Dönüş Yok’ (Irreversible/ Yön: Gaspar Noé), ‘Piyanist’ (Piano Teacher/Yön: Michael Haneke) gibi isimler, kurumlar ve yapıtlar üzerinden sinemasal göndermelerde bulunan, merhamet ve affetme arasındaki ince çizgide dolaşan ‘film içinde film’ esprisine sahip ‘Manevi Değer’ bence yılın en iyi yapımlarından.
Ve diğer seçenekler...
◊ Yıllardır en sevdikleri film olan ‘Anakonda’yı yeniden çekmenin hayalini kuran Doug ve Griff, orta yaş krizine girdikleri dönemde bu hayali gerçekleştirmeye karar vererek ekipleriyle Amazon’a doğru yola çıkarlar. Lakin beklenmedik bir anda karşılaştıkları anakonda, yaşadıklarını gerçek bir tehdide dönüştürür. Tom Gormican’ın yönettiği ‘Anakonda’da (Anaconda) başrolleri Jack Black, Paul Rudd, Steve Zahn ve Thandiwe Newton paylaşıyor.
◊ Genç avukat Alper’in annesi Andaç, absürt bir trafik kazası sonucu ölürken sistem tarafından ihtiyaç fazlası reçel yaptığının anlaşılması üzerine suçlu ilan edilir ve geride kalan tüm varlığına ‘Unutma Yasası’ gereği el konur. Hatice Aşkın’ın yönettiği ‘Adresi Olmayan Ev’de ‘suçlu’ damgasıyla yitip giden insanları, geride kalanlara unutturulmaya çalışan distopik bir dünya anlatılıyor. Filmin kadrosunda Boran Kuzum, Osman Sonant, Janset, Zeynep Tuğçe Bayat var.
◊ Haftanın menüsündeki diğer yapımlar şöyle: ‘Astronot’ (The Astronaut/Yön: Jess Varley), ‘Good Boy’ (Yön: Ben Leonberg), ‘Macera Takımı’ (Campamento Garra de Oso/Yön: Silvia Quer).