SENE 1967 - Anne ve babasıyla
İLK AEROBİK PROGRAMINDA BEN VARDIM
Vakko Gym şehir hayatında bir devrim yaratıyor: “Üye sayısı 1200 olmuştu; Ajda Pekkan’dan Zuhal Olcay’a, Ali Poyrazoğlu’ndan MFÖ’ye tüm ünlüler oradaydı. Ben en sevilen hocalardandım. O zamanlar ‘personal trainer’lık meselesi çok yoktu. Bu dönem İzzet Öz ile televizyona bir aerobik programı yaptık. Türk televizyonlarında bir ilkti, olaydı!” Vakko Gym’de yedi yıl geçirdikten sonra salondan tanıdığı Phillip Morris şirketinin genel müdüründen bir transfer teklifi alıyor; daha global bir şirkette marka ve marka pazarlama işini öğrenmek istemez miydi? İnsan ilişkileri de iyiydi; bu iş için biçilmez kaftandı. Yıldırım, teklifi kabul ediyor.KOÇ REEVES’TEN MAHALLE TAKIMINA
Tutkusu hep spor oluyor. Bir kolejin basketbol takımını anlatan, dönemin popüler dizisi ‘Beyaz Gölge’ ve oradaki ‘Koç Reeves’ten etkilenerek mahallede bir basketbol takımı kurmalarıyla başlayan ‘spor kariyeri’, turnuvalarda keşfedilip amatör takımlara ve oradan Yıldırımspor ile Birinci Lig’e çıkmasıyla devam ediyor. Eğitim için tek tercihi oluyor; Spor Akademisi. Okula girdiği yıl sınıf arkadaşı Tarık Tarcan’ın teklifiyle o sırada yeni bir ‘konsept mağaza’ ve ‘gym’ kurma hazırlığındaki Vakko ile bir görüşmeye gidiyor: “O zamanlar ‘spor salonu’ denince akla sadece vücut geliştirme merkezleri gelirdi. Birkaç ay sonra Bay Vitali (Hakko) ‘Seni sevdim, gel başla’ dedi. Gym açılana kadar mağaza içinde giyilmeyen kıyafetlerle, modellerle çalıştım (gülüyor).”