COŞKUN ARAL
SADECE Türk basın hayatının değil, fotoğrafçılık sanatı ve harp muhabirliğinin en ilginç tipidir; hatta ilginç bir portresidir. Hatta bunu böyle ifade etmek de yetmez. Maalesef harp muhabirliğinde birkaç kişiden biridir. Coşkun Aral çok iyi bir fotoğrafçıdır; müthiş bir hafızası vardır ve gezdiği coğrafyalar kadar portreleri de iyi resmeder. Çektiği fotoğraflara karakterini yansıtır.
VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞ
Coşkun Aral Lübnan, Afganistan, İran, Irak, Çad, Kuzey İrlanda gibi çatışmaların eksik olmadığı coğrafyalarda ön saflarda yer alan foto muhabirlerinden biri olarak, dünya basınında adından söz ettirmiştir. Onun Ortadoğu muhabiri olması, 1970’ler ve 2000’ler Ortadoğu’su için tarihî bir şanstır. Hiç kimsenin koleksiyonunun da onunki kadar bu dönemi yansıtabileceği kanaatinde değilim. Kendisinin bu fotoğrafları hatıralarıyla birlikte neşretme zamanı da gelip geçmekteydi bile. Çok şükür hatıraları artık elimizde.
İmkânsız Coğrafyalar, onun Ortadoğu’daki bu serencamının, yaşadıklarının kaleme dökülmüş hâli. 1970 başlarında gazeteciliğe adım atan bir gencin, 20. yüzyılın son çeyreğine damga vurmuş savaşlardaki tanıklığı Lübnan’ın ağır bombardıman altındaki mahallelerinden Kamboçya’nın mayınlı arazilerine, Hindikuş Dağları’ndan Afrika çöllerine uzanan ve yıllar süren yolculuklarda karşılaşılan insanların hikâyeleri. Aral kitabında savaşın gerçek yüzünü, kendini “uygar” olarak tanımlayan insanın yaratmaya muktedir olduğu vahşeti gözler önüne sermiş.
YILBAŞI
BENİM için hadiseli bir yıldı, dünya için de öyle. Bu yıl Koç Üniversitesi Hastanesi’nin nazik hocalarının; Türkiye’nin nadide evlatlarından Haldun Hoca, Tarık Hoca, Mehmet Kanbay Hoca ve Yakut ile Burçin Hoca’ların elindeyim. Yılı hiç değilse emniyetle tamamlıyorum. Hepinize iyi, kendime de şanslı ve sağlıklı yıllar diliyorum.
Hadiseli bir yıl geçirdik. Bu yıllar maalesef bir kısmımızı haklı çıkarıyor; maalesef diyorum. Çoğu insan İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rus Kesimi gibi çevrelerin İran ve Arap ülkelerine göre daha güvenlikli ve barışçıl olduğuna inanırdı. Hiç de öyle görünmüyor. İçten içe birbirinden nefret eden üç camianın bir araya gelmesi demek ki ancak Türklere karşı olunca mümkün oluyormuş. Herkese çıkaracak dersler var.🤨