BORSA İSTANBUL’UN POTANSİYELİ İYİ
İç piyasalara bakıldığında Borsa İstanbul, 2026 yılına primsiz ve nispeten ucuz bir görünüm ile başlıyor. BIST100 fiyat kazanç oranı ise 14 seviyelerinde. Bu açıdan ucuz değil, ancak pahalı olduğunu söylemek de zor. Şirket kârlarını törpüleyen enflasyon muhasebesi kalkacak olursa daha ucuz hale gelebilir. Borsa görünüm itibarıyla iyi bir potansiyel barındırıyor. Özellikle Mart 2025’ten itibaren siyasetin gölgesinde kalmıştı. Siyaset sınırlayıcı bir işlev gördü. Devam eden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde anayasa değişikliklerinin gündeme gelmesi olası. Bu açıdan siyaset hep takipte kalacak.
TCMB’nin faiz kararları 2026’da da önemini koruyacak. Enflasyondaki düşüş ve buna bağlı olarak TCMB’nin faiz indirimlerinin devamı bekleniyor. Borsanın en ciddi rakibinin faiz olduğu savından hareketle bu durum, piyasalarda olumlu fiyatlamaya konu olacak. Faiz düştükçe tasarrufların riskli varlıklara, yani borsaya daha fazla ilgi göstermesi beklenebilir. Yatırımlar akışkandır. Primliden primsize doğru zaman içinde yolculuk eder. Ayrıca altın ve gümüşteki ciddi kazançlar cebe atılmak istenir, kâr realizasyonu yaşanırsa borsaya akış daha muhtemel hale gelir.
OCAKTAKİ KREDİ NOTU İZLENECEK
2025 yılında yabancı yatırımcıların tavrı da yerliden farklı değildi. Türkiye’nin ülke risk puanı (CDS) 206 seviyesine geriledi. Halen yatırım yapılabilir seviyenin altında bulunan Türkiye’nin kredi notunda ciddi iyileşmeler var. Ocak ayında 2026’nın ilk değerlendirmeleri gelecek. Olası bir not artışı yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisini artırabilir. Son haftalarda Türkiye’deki dezenflasyon ve TCMB faiz indirim süreciyle zayıf da olsa alımlar gözleniyor. 19 Aralık ile biten haftada yabancı yatırımcılar 354 milyon dolarlık hisse senedi, 202 milyon dolarlık tahvil bono aldılar. Toplamda 556 milyon dolarlık sıcak para girişi ile son üç haftanın en yüksek rakamı gerçekleşti. Yine son üç haftalık hisse senetleri alımı ise 535 milyon dolara ulaştı.🙄