KADINLARA HÂLÂ YETERİNCE FIRSAT VERİLMİYOR
- Genç kadınları ve yeni sanatçıları çok destekliyorsunuz. Sizi özellikle etkileyen, ilham aldığınız ve gelecekte birlikte çalışmak istediğiniz isimler var mı?
- Herhangi bir alandaki kadın yetenekleri destekliyorum diyebilirim. Görüntü yönetmeni, yazar ya da yönetmen olmak isteyen biri olabilir. Açıkçası kadınlara hâlâ yeterince fırsat verilmediğini düşünüyorum. Erkek egemen alanlarda kadınlar için savunuculuk yapabilmek benim için çok anlamlı.
Yönetmen olmaya karar verdiğimde şunun farkındaydım; bu işi ne kadar uzun süre yapmazsam, sektörümdeki azınlık topluluğa o kadar az katkıda bulunmuş olurum.
Soruya dönersem; B kamera operatörümüz Natasha Mullen son derece yetenekli genç bir sinemacı. Görüntü yönetmeni olmak istiyor ve bu yolda adım adım ilerliyor. “Goodbye June”dan sonra şu anda “Ted Lasso”nun yeni sezonunda A kamera operatörü olarak çalışıyor. Yani hızla yükseliyor. Onun adına çok heyecanlıyım. Birilerinin arkasında destekleyici el olabilmek, yaptıkları işte yanlarında durup onları yüreklendirmek için ne yapabiliyorsam yapıyorum.
HELEN MIRREN BU FİLM İÇİN KENDİ KURALLARINI YIKTI
◊ Oyuncularla iletişiminizden bahsetmek istiyorum. Yıllarca kameranın önünde yer almış biri olarak, yönetmen koltuğuna oturduğunuzda oyunculara yaklaşımınızda farklılık oldu mu?
- Oyuncuları seviyorum. Oyuncuları gerçekten çok seviyorum. Yıllar içinde oyunculara ne söylenmemesi gerektiğini öğrendim. Gerçekten öğrendim.
Yönetmenlik yaparken her bir oyuncu oynadıkları role bağlı olarak çok ama çok farklı şeylere ihtiyaç duyuyordu. Helen Mirren mesela, “Bana ne yapacağımı söyle, nerede duracağımı söyle, nasıl yatacağımı söyle” derdi. Çoğu zaman işin fiziksel tarafıyla ilgili şeyler sorardı: “Hikâyede hangi gündeyiz?” Bazen bu kadar basitti. Onun bana bunları sormasının sebebi bu rolü oynamakta zorlanmasıydı. Hatta bir parçası bunu yapmak istemiyordu bile.😏