GÜVENLİ KENT MESELESİ…
Gelelim Sabit Bey’in güvenli kent anlayışına.
Kendisinin şöyle bir kıstası var:
ÇOCUK VURGUSU
“Vatandaş çocuğu sokaktayken başına bir şey gelir endişesi taşımıyorsa güvenli bir kent oluşturmuşuz demektir.”
Allah var, Antalya’nın birçok mahallesinde bu kıstasın sağlandığını düşünüyorum.
Elbette ki sorunlu mahalleler var.
Zaten polisin hedefi de bu mahalleler…
GÖZLERİNDEN ATEŞ ÇIKIYOR
Sohbetimizde uzun uzun Zeytinköy’ü konuştuk.
Sabit Bey tam bir zehir düşmanı.
Uyuşturucu satıcılarının yöntemlerini anlatırken gözlerinin içindeki öfkeyi görebiliyorsunuz.
Zehir satıcılarına “kan emici” diye hitap ediyor ve şunları anlatıyor:
“SİNEK İLACI SIKIYORLAR”
“Uyuşturucu korkunç bir şey. Bursa’da bir bağımlı annesinin boynunu kesti, halasını doğradı. Tarlada kaçarken yakaladık. ‘Bana karışmayın ben NATO’da yarbayım. NATO’dan talimat geldi diye yaptım’ dedi. Bu zehri satanlar o kadar vicdansız ki uyuşturucunun etkisi artsın diye maddenin üzerine sinek ilacı sıkıyorlar.
“ELİMİZ ARMUT TOPLAMIYOR”
Asıl operasyon şimdi başlıyor. Operasyonu yapıp arkanızı dönerseniz, geçim kaynağı uyuşturucu olan bu kişilerin aileleri zehir satışına devam eder. Yani bataklık kurumaz. Hep şöyle denmiş ‘Zeytinköy kurursa suç Antalya’ya dağılır.’ Bizim elimiz armut toplamıyor. Bu işi yapanlar nereye giderlerse gitsin gölge gibi peşinde olacağız.”🤨