Bir yanda “başarılı” iş insanları, kara para iddialarıyla gündeme geliyor. Diğer yanda magazin sayfalarından düşmeyen ünlüler, yasa dışı ağlarla iç içe geçmiş hayatlarıyla konuşuluyor. Gençlere ise sadece şu mesaj kalıyor: “Yakalanmazsan sorun yok.” İşte tam da bu yüzden “gençlere örnek alacak kimseyi bırakmadık.” Çünkü örnek diye gösterilenlerin çoğu, en temel değerleri çoktan satmış durumda. Dürüstlük nostaljik bir kelimeye, emek romantik bir masala, adalet ise ancak dizilerde rastlanan bir kavrama dönüşüyor. Daha kötüsü, bu çürümeyi eleştirenler bile bir süre sonra yoruluyor. “Herkes yapıyor” cümlesi, en tehlikeli afyonlardan biri. Çünkü bu cümle, suçu bireyden alıp atmosfere yayıyor. Kimse sorumlu değilse, herkes masum oluyor. Ve masumiyet bu kadar ucuzladığında, suç da sıradanlaşıyor.
Belki de asıl soru şu: Gençlere gerçekten neyi örnek gösteriyoruz? Hangi hayatı “başarı” diye alkışlıyoruz? Hangi sessizliği “uyum”, hangi suskunluğu “akıllılık” sanıyoruz? Eğer bir toplumda en çok konuşulanlar en kirli çıkanlarsa, orada gençlerin temiz kalmasını beklemek büyük bir ikiyüzlülük olur. Gençler bizim aynadaki yansımamız. Onlara kızmadan önce aynaya bakmak zorundayız. “Do not meet your hero” demek yetmez artık. Belki de “Kahraman üretmeyi bırak, değer üret” demenin zamanı gelmiştir. Çünkü kahramanlar düşebilir ama değerler düşmemelidir. Aksi halde bu ülke, gençlere örnek alacak kimseyi gerçekten bırakmamış olacak.🤫