YÜKSEK KESİMLERDE HAVADA GÖREBİLİRİZ
30 Aralık salı kuvvetli yağış bekliyoruz, ama sıcaklıklar 10-13°C bandında, yağışın kar olarak düşmesi için yeteri kadar soğuk değil. 31 Aralık gecesi ise hava sıcaklığı eksilere düşecek, güzel bir kar soğuğu gelecek fakat bu sefer de yağış bitecek. ‘Kar yağacak’ diyenler hangi verilere bakarak söylüyor inan bilemiyorum. Ancak eldeki veriler, hani böyle beklendiği gibi lapa lapa ya da öyle dramatik bir kar fırtınası olacağını söylemiyor. Bazı yüksek kesimlerde; Çamlıca, Alemdağ vb. havada kar görülebilir. Ama Beşiktaş, Üsküdar gibi kıyı şeritlerde yerde kar görme olasılığı yüzde 20-30. Yani olası senaryo şu; hafif-orta şiddette kar yağışı ve yüksek kesimlerde sınırlı kar örtüsü. Yine de hava bu, belli olmaz! Her türlü sürprize de hazır olmak lazım diyelim. İstanbul dışında ise Ağrı, Kars, Divriği, Sivas, Diyarbakır ve Van’da yeni yılın ilk günü kar gözüküyor.”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü ise Bitlis, Bolu, Diyarbakır, Hakkâri, Kastamonu, Mardin, Siirt, Sinop, Şanlıurfa, Van, Zonguldak, Batman, Şırnak, Bartın, Karabük ve Düzce için ‘sarı kodlu uyarı’ yayımladı. Çarşamba günü 56 ilde kar yağışı beklendiğini duyurdu.
SIKI GİYİNİN
Prof. Dr. Kadıoğlu’nun bir uyarısı da İstanbul’da yeni yılı dışarıda geçireceklere: “Sıkı giyinin. Özellikle kutlama için dışarıda olacaksanız, rüzgâr ve kar soğuğunu hesaba katın.”
BÜYÜKŞEHİRLER ACİLEN KÜÇÜLMELİ YOKSA NE SUYU NE DE HAVASI YETECEK
2025 sıcak ve kurak geçti, yağışlar belirgin şekilde azaldı. Yalancı bahar etkisiyle ağaçlar normalden önce çiçek açtı, birçok bölgede zirai don yaşandı. Dolayısıyla kışın başladığı bu günlerde hem su yönetimi hem de tarım planlaması açısından alınacak önlemler çok önemli.
Prof. Dr. Kadıoğlu, “Ne güzel söyledin” diyor, “Peki, benzer sıkıntıları yaşamamak için önlem alan var mı sence?” diye soruyor ve ekliyor: “İstanbul’un ‘kapasite nüfusu’ bir an önce hesaplanmalı. Kapasite nüfusu; bir şehrin havası, suyu, tarımı, trafiği, sanayisi gibi etkenler göz önüne alınarak, bir alanın destekleyebileceği maksimum kişi sayısıdır. Ama bizim elimizde net bir veri yok. İstanbul kapasite nüfusunu aşalı çok oldu bence. Dolayısıyla İstanbul başta diğer büyükşehirlerin de kapasite nüfusunu düşürmediğiniz sürece ne havası ne suyu ne yolu sanayisi ne de tarımını yettirebilirsiniz. İklim değişikliği deniliyor, elbette etkisi önemli ancak büyükşehirlerin asıl sorunu budur. Arz-talep dengesinin bozulmuş olması. Mesela akıllı trafik ışıkları ya da yapay zekanın büyükşehirlerde sıkıntı olan alanlarda kullanılmasından bahsediliyor. Tamam ama bunlar hep makyaj. Obez bir şehirdeyiz. Su havzalarının tükendiği, havanın her gün daha kirlendiği bir yere, istediğin kadar makyaj yap... İşe yaramaz. İstanbul acilen kilo vermeli, yani küçülmeli. Gel gör ki
bu meseleleri konuşan yok.”