Erdal İnönü’nün iyi niyeti nasıl hançerlendi
2026’da daha sağlıklı bir demokrasi, hür düşüncenin telaffuz edildiği, insanların korkusuzca, özellikle kadınların hayatları konusunda endişe etmeden yaşadığı bir yıl dileriz.
ERDAL İnönü’nün Genel Başkanı olduğu Sosyal Demokrat Halkçı Parti 1989 Mahalli Seçimlerinde büyük başarı kazandı. İktidarı; tabiri caizse, seçim sloganları olan “limon gibi sıktı”. 1991 genel seçimleri için kamuoyu araştırmalarında önde gözüküyordu.
Erdal İnönü, babasının tarihi kişiliğinden de güç alarak, zamanın Kürt siyasetini temsil eden parti HEP adaylarının (baraj sorunu nedeniyle) SHP listesinden seçimlere girmeleri riskini göze aldı.
Muhtemelen, bugünün de sorunu olan, siyasi ve toplumsal entegrasyon politikalarına katkı yapacağını düşündü.
Batı’daki seçmeninin olası tepkilerini göze aldı, Türkiye’nin bekası kaygısını, politik kazanca tercih etti.
Leyla Zana’nın da aralarında olduğu 18 HEP’li siyasetçiyi kendi listelerinden TBMM’ye seçtirdi.
19’uncu dönem, TBMM yemin töreninde önce Hatip Dicle yemine şerh düştü, metni baskı altında okuduğu beyanında bulundu. Sonra da Leyla Zana, yemin metnini okuduktan sonra Kürtçe ekleme yaptı.
Yemin metni standart olduğu için, Zana’nın melez metni tekrarlattırıldı, protestolar oldu, adli süreçler ile toplum gerginleşti. Erdal İnönü’nün iyi niyeti, ilk gün Meclis kürsüsünde arkadan hançerlendi.
Ucuz kahramanlıklar yapmayıp siyasete Meclis içinde devam etselerdi, olması gereken bir ahenge katkı yapabilirlerdi. “Anayasal baskıyı” bahane edip, Kandil’in baskısına boyun eğdiler.
Erdal İnönü’nün uzattığı tarihi eli havada bıraktılar, Kandil düzenine mahkûm oldular.
Bursa’da oynanan bir maçtan yaklaşık 35 yıl sonra Leyla Zana’nın adı üzerinden provokasyon yapılmasında, belki de, Erdal İnönü’nün ülkeye getirmeye çalıştığı bahar ikliminin sabote edilmesinden duyulan öfkenin de payı vardır.