Hurra Türkiye’yi kısaca nasıl anlatırsınız?
Hurra Türkiye’yi, dünyanın dört bir yanındaki Türk çocuklarının ana dilini öğrenmesi, sahiplenmesi ve Türkiye ile olan bağlarını güçlendirmesini hedefleyerek kurduk. Bizce Türkçe, sadece bir iletişim aracı değil; kimliğin, aidiyetin ve kültürel mirasın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yüzden Hurra Türkiye’de çocuklara Türkçeyi sevgiyle, oyunla, sistemli ve akademik temellerle öğretiyoruz.
Peki Hurra Lingo’yu Hurra Türkiye’den ayıran nedir?
Hurra Lingo, aslında dil öğrenimini hayata dokunan bir deneyime dönüştürme vizyonumuzun sonucu. Hurra Türkiye, çocukların ana dilini sevgiyle ve sistemli şekilde öğrenmesine odaklanırken, Hurra Lingo bu yaklaşımı Avrupa dillerine taşıyor. Bugün Türkiye’deki ve yurt dışındaki çocuklar ve yetişkinler için İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve Rusça dersleri sunuyoruz. Aynı zamanda yabancılar için Türkçe eğitimi de sunuyoruz. Ama bunu klasik kalıplarla değil; tamamen konuşma odaklı, günlük hayatta kullanılabilir, öz güveni besleyen, canlı öğretmenli bir sistemle yapıyoruz. Bizce dil bir ders değil, yaşanması gereken bir deneyim. Hurra Lingo da tam olarak bunu sağlıyor.
‘Oyunlaştırma’ deyince herkesin kulağı kabarıyor, siz bunu nasıl uyguluyorsunuz?
Biz oyunu sadece eğlence olarak görmüyoruz; ona bir öğrenme aracı olarak yaklaşıyoruz. Derslerde oyun tabanlı aktiviteler, ödevlerde ise sıkıcı tekrarlar yerine mini görevler ve etkileşimli uygulamalar kullanıyoruz. Böylece çocuklar ‘ders yaptıklarını’ fark etmeden tekrar ediyor, öğrenme hem keyifli hem de kalıcı hâle geliyor.
Başlangıçta çocuklara odaklanmışken, bugün yetişkinlere de hitap ediyorsunuz değil mi?
Evet. Çocuklarla başladık çünkü erken yaşta dil öğrenimi çok kritik. Ancak zamanla şunu gördük; yetişkinlerin de ihtiyaca yönelik, baskısız ama hedef odaklı bir dil öğrenme sistemine ihtiyacı var. Bugün Hurra Türkiye ve Hurra Lingo’da hem çocuklar, hem gençler hem de yetişkinler için ayrı ayrı yapılandırılmış programlarımız bulunmaktadır.🤨