Gastronomiden turizme nasıl bir 2026...
Kimileri az kimileri çok, kimileri tedbirli kimileri çok cesurca olsa da var oluşundan bu yana insanlığın bence en büyük hasletlerinden biri geleceğe, bir anlamda bilinmeze dair yaptığı öngörülerdir.
Tahminleri, falları, geleceği okumayı severiz. Her ne kadar geleceğe projeksiyon bireysel ve toplumsal düzeyde geçmişi referans alsa, deneyimler, yaşanmışlıklar, istatistikler belirleyici olsa da birçoğumuz duygusal anlam yüklemeyi, ruh haliyle açıklamayı severiz.
Tabii ki her ülkenin kültüründen ekonomisine kendi iç dinamikleri var ama artık teknolojik olanaklar sayesinde global bir dünyada yaşıyoruz, trendler, eğilimler söz konusu olduğunda sınır kapıları yok. Öngörülerimizi de dünyanın herhangi bir yerinde yapılmış bir araştırma belirleyebiliyor.
Yazımın başına oturmadan gastronomi ve turizm konularında bu yıla ilişkin ne gibi öngörülerde bulunulmuş, ne gibi yazılar yazılmış diye baktım. Bana en ilginç gelenler New York Times’tan Kim Severson’un, BBC’den Laura Hall’ın, bizden de Oggusto’nun özenle hazırlanmış trend raporları oldu.
Ancak baştan söylemeliyim ki; bu yılın eğilimlerini kanaat önderlerinin, reklam verenlerin yönlendirmeleri kadar 2025’te yeme-içme sahnesinde ve turizmde yaşanan olumlu-olumsuz gelişmeler de şekillendirecek.