Burada araya girip bu geleneğin Anadolu’daki evlerde geçmişten bugüne kesintiye uğramadan yaşadığını, büyük kentlerde unutulduğunu, öncü şeflerimizin, birçok restoranın da uzun yıllardır bu köklere dönüş hareketini başlattığını hatırlatmalıyım.
Ben bir de mikro sebzelerle yemek süsleme özentisinden kurtulsak çok daha iyi olacak derim...
RESTORAN-DENEYİM-DEĞER
Son yıllarda tasarımından sunulan yemeklere birbirine benzeyen restoranlar, yeme-içme severleri geçmişte olduğundan daha fazla düşündürmeye başladı.
Müşteriler farklı bir deneyim yaşamak istiyor.
Ve “Yaşadığım deneyim, ödediğim ücrete ve ayırdığım zamana değer mi?” diye soruyor. Buna çare öngörüler neler derseniz:
◊ Az çeşitli, kimlikli menülere sahip, ortamın çekici olduğu ve hizmet kalitesi yüksek küçük restoranların sayısı artacak.
◊ Şef restoranlarında yemek öncesi hazırlıklara katılmak.
Şefe yardım etmek, mantar ya da sebze gibi kullanılan ürünleri toplamak, balık tutma gibi gezilere katılmak da heyecan verici.
◊ Öngörülere göre çoğu insan daha seçici olacak. Farklı kültürlerden heyecan veren, “Buna değdi” dedikleri deneyimlere ve kaliteli yiyeceklere harcama yapacaklar.
◊ Çok zenginler bir yemeğe on binlerce lira harcamaya devam edecek, ancak kaliteli yemek müdavimleri için üç tabak yemek deneyimi, bol çeşitli tadım menüsünden daha çekici olacak.
◊ Orta ve kısıtlı bütçeliler için kalite daha da önemli olacak. Müdavimi oldukları yerler güvenilir ve tutarlı olmalı.😬