SENE 1997 – Üniversite mezuniyeti
EVLENİP İSTANBUL’A GEÇİŞ
Uludüz’ün hedefi Hacettepe Üniversitesi. Ancak şehirden çıkmasına izin çıkmayınca çok yüksek bir puanla Trabzon Tıp Fakültesi’ne giriyor. İkinci sınıfa kadar okuyor. Sonra: “Hayalim Amerika’ya gitmekti... Amerika’da yüksek lisans yapmış biriyle tanıştım. İlk görüşte aşktı bizimki... Ailem okul bitmeden evlenmemize izin vermeyince kaçarak evlendik ve İstanbul’a geldik. Sınav puanım çok yüksek olduğu için eğitimime yatay geçişle Çapa Tıp Fakültesi’nde devam ettim.”
HESAP BRANŞI NÖROLOJİ
Matematiğe çok meraklı olduğundan tıbbı çok seviyor: “Hastalarla ilişki, anatomi dersinde kasları kesmek, kemikleri ayırmak çok zevkliydi… Matematikteki ‘iki artı iki dört’ prensibini sevdiğimden düzenin olduğu alanları seçtim. Stajlarda en yüksek puanı göz alanından aldım. Hedefim gözdü ama Nöroloji Bölümü’nde Anabilim Dalı Başkanı Coşkun Özdemir ilgimi gördü ve onun gayriresmi asistanı oldum. Nöroloji o zamanlar pek çözülemeyen bir branştı. Bana da ilginç geldi; bir şeyleri çözmem, o beynin içine girmem lazım! Beyni göremiyorsun ama matematiksel yolla çözebiliyorsun; yollar, sinirler… Herkes afaki bakar ama hesap branşıdır nöroloji. Matematiği iyi bilen nörolojide çok başarılı olur.” Yeri gelmişken nöroloji nedir, neleri kapsar? Hoca: “Sinirlerle her şeyi beyin yönetir. Ayak parmağındaki uyuşmayı bile nörolog algılayıp tedavi eder. O zamanlar beyin kapalı kutu olduğu için çok tercih edilen bir branş değildi.”
ÇIĞIR AÇICI İLERLEME SAĞLANDI
Uludüz, asistanlık için Cerrahpaşa Üniversitesi’ne giriyor: “Felç, Alzheimer, Parkinson gibi tedavi edilemeyen branşların olduğu bölümü yazdım diye hocalarım şaşırdılar. Oysa sonra bu alanlarda çığır açıcı gelişmeler yaşandı. Ayşin Derven ve Aksel Siva hocalar bana çok yardımcı oldular. Asistanlıktan sonra kadro açılmayınca üç yıl gönüllü çalıştım. Doçentliğimi aldıktan sonra baş ağrısı, unutkanlık ve inme üzerine yöneldim. Profesör olmadan bir yıl önce, altı ay Amerika’da Minnesota Üniversitesi’nde inme üzerine çalıştım. Profesörlüğümü Cerrahpaşa’dan aldım. Uzun yıllar hem öğretim üyesi hem yönetici olarak çalıştım. Çok güzel günler geçirdim, çok başarılı öğrenciler yetiştirdik. 2020’de emekli olup kendi kliniğimi açtım.”
KİM YÖNETİYOR
Her şeyi beyin yönetiyor, peki beyni kim yönetiyor? Yanıtı: “Bizi yöneten şey zihnimiz. Zihin de amigdala dediğimiz ‘duygusal zihin’ ve ön tarafta ‘mantıksal zihin’ olarak ikiye ayrılıyor. Mantıksal zihin ‘Yapma’, duygusal zihin ‘Hadi yap!’ der. Eğer pozitif bakışlıysak duygusal ve mantıksal zihnimizi dengeleyebiliyoruz. Negatif bakışlıysak uçlarda yaşıyoruz; ya çok hırçın ya çok kuralcı oluyoruz. Bir tarafta sizi heyecanlandıran kortizol ve adrenalin, diğerinde mutluluk veren ve sakinleştiren serotonin ve gaba var. Önemli olan bunları dengeleyebilmek.”