Trilyon dolarlık mahkûm
AYLARDIR sizinle bu köşede konuştuğumuz bir detay vardı.
Aylar önce Maduro, Trump’a ulaşmış... “Gel tüm petrol ve gaz rezervlerimizi senin şirketlerin işletsin ama ben görevde kalayım” mesajı yollamıştı.
Trump’ın bu teklifi elinin tersiyle itmesini, “ya kaçarsın ya vururuz” başlığıyla okumuştuk.
Gel zaman git zaman Maduro “barış” adı altında kendisinin görevde kalabileceği senaryoları Trump’a iletmişti. Hatta bir kez de bizzat telefonda kendi cümleleriyle.
O zamandan beri birçok senaryo konuşmuştuk...
Karadan girer mi? Havadan bombalamakla mı yetinir? CIA eliyle ayaklanma mı çıkartır?
Başkent Karakas ile birlikte 4 bölgeye bombalamaların başlamasıyla 2’nci ve 3’üncü seçeneklerin karışımı bir operasyon bekliyordum.
Amma... Hiç eğip bükmeden dürüstçe söyleyeyim...
11 yılı bitireceğim meslekte, sabaha karşı 04.00’te Trump’ın hesabından gelen bildirim karşısında yaşadığım şaşkınlığı hayatımda başka hiçbir haberde bu denli yaşamamıştım.
Maduro ve eşi çoktan “paketlenmiş” ve ülke dışına çıkarılmıştı.
Afalladım.
O anki yaşadığım şoku anlatmanın başka bir yolu yok.
ABD dünyanın açık ara askeri süper gücü müdür? Evet.
Olayı gerçekleştiren Delta Force elit özel harekat kuvvetlerinin bu tür “kaldırma” operasyon kabiliyetleri üst düzey midir? Evet.
ABD’nin nihayetinde Maduro’yu indirme gücü var mıdır? Evet.
Fakat böyle değil.
Birkaç yeri bombalayıp iki saat içinde hem Devlet Başkanı’nı hem de First Lady’yi ülkeden çıkarabilmek için çok farklı dinamiklerin devreye girmiş olması gerekir.
Gelelim işin realitesine.
ABD sadece bir devlet başkanını kaldırmadı.
Trump sadece “terörist” ilan ettiği Maduro’yu indirmedi.
Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela’ya çöktü. Kanıtlanmış rezervleri 18 ila 30 trilyon dolar arası değerde bir ülkeden bahsediyoruz.
Maduro ve eşi kaçırıldıkları uçaktayken ABD Adalet Bakanı Bondi, ikilinin uyuşturucu suçlarından yargılanacağını söyledi.
Bu işin tiyatrosu.
Perdeyi aralayınca
ortaya çıkanın ne olduğunu Trump açıktan söylemişti: “Petrolü istiyoruz.”
Yani ezcümle...
Yakalanan sadece “uyuşturucu suçlusu” mahkemelik mahkum değil, trilyon dolarlık mahkum.
Birkaç cümle de Çin-Rusya ikilisine...
Maduro kendi yurdundan kaçırılmadan birkaç saat önce gülücükler saçıp pozlar veren Çin, büyük bir utanç yaşamıştır.
Yarım ağız “Maduro’ya destek” açıklamaları yapan Ruslara cevabı “gücünüz yetmez biliyoruz” diyerek veren Washington, rütbe bildirmiştir.
İran ve Venezuela dünyanın geri kalanına
ibret olmuştur.
“Bundan sonrasını Çin ve Rusya’ya sırtını dayayanlar düşünsün” mantığı artık iyice oturmuştur.🙄