Bir yandan destansı bir akış var, öte yandan son derece kişisel bir ses.
Ön planda aşkın izleri belirgin.
Arka planda ise daha büyük bir soru dolaşıyor sayfalar arasında.
“Hayat dediğimiz şey, gerçekten ne?”
Tek şiir formu, okuru parçalı bir okumadan bilinçli olarak uzaklaştırıyor.
Bir evreni var.
İçine girmenizi istiyor.
Aşk, zaman, bellek ve insan halleri; lirik bir dille düşünsel bir derinlik arasında gidip geliyor.
Bazen bir dizeye takılıp kalıyorsunuz.
Bazen bir imge sizi yıllar öncesine götürüyor.
“Okyanusların Not Defterinden” ile başlayan şiir yolculuğundan bugüne, Ersözlü’nün şiirinde hep aynı çizgiyi görürsünüz.
İzlenimci ama ayakları yere basan, duygusal ama kolay duygulanıma kaçmayan bir dil.
Gazetecilikten gelen o dikkatli bakış, şiirinde de kendini hissettiriyor.🤫