O Yörük’ün AK Parti’ye kaptırılma öyküsü
Aşama aşama şöyle gelişti bu olay:
- Kemal Kılıçdaroğlu’na azıcık yakın duruyor diye CHP’ye yakın medya tarafından kendisine “oto hırsızı” diye iftira atıldı.
- Bu iftiraya şiddetle tepki gösteren Çakır, partisinden buna bir tepki gösterilmesini talep etti.
- Partisinden o medya organına en küçük bir tepki bile gelmedi. Herkes sustu, herkes görmezden geldi.
Tam bu aşamada CHP Lideri Özgür Özel, o medya organında canlı yayına çıktı.
- Özgür Özel, o yayında “Sizin mecralarınızda bizim milletvekilimize iftira atıldı, bu hiç yakışık almadı” diyebilirdi, demedi.
- Hasan Ufuk Çakır’ın canı yandı, nevri döndü, isyan etti. Televizyon yayınlarına çıkıp isyanını dile getirdi.
- Sonuç? Partisi kendisini ihraca kalkıştı. O da “siz beni ihraç edemezsiniz, ben istifa ediyorum” diyerek partiyi terk etti.
Kısacası CHP, Hasan Ufuk Çakır krizini yönetemedi.
Ne yönetememesi!
Yönetmeye bile tenezzül etmedi.
Hasan Ufuk Çakır’ın AK Parti’ye geçmesine gelince...
Çakır, atadan dededen sağcı, merkez sağcı biri. Fikren, siyaseten AK Parti’ye daha yakın.
Bu da gizli kapaklı değil. Herkes biliyor bunu.
Onu CHP’den aday gösterenler de bunu biliyordu.
Ama aday gösterenleri de suçlamayın hemen.
Niyetleri halisti onların:
Partinin hiç ulaşamadığı kesimlere onun sayesinde ulaşmak ve partinin oylarını artırmak istiyorlardı.
Merkez sağdan siyasetçi devşirerek partinizin hinterlandını genişletebilirsiniz.
Partiyi geliştirmek, genişletmek açısından harika bir şeydir bu.
Burada önemli olan merkez sağdan gelen siyasetçinin CHP potasında eritilmesini sağlamaktır.
CHP, bunu başaramadığı gibi bu Yörük çocuğunu itti de itti, itti de itti.
Ve bunların hepsi biz yaşarken oldu.😑