YENİDEN YAYILMACI POLİTİKA
Liberal Amerikalı için Kissinger büyük ihtimalle sahiden de bir savaş suçlusu, hatta bu konu neredeyse tartışmaya açık değil. Ama Kissinger’ın Amerika’yı ön planda tutan, bedeli ne olursa olsun Amerika’nın çıkarlarını savunan, gerektiğinde insan haklarını gerektiğinde başka devletin meşruiyetini çiğneyen politikaları sayesinde Amerika dünyanın lideri oldu.
ABD’nin tehdit olarak gördüğü komünizm tehlikesini ortadan kaldırarak ülkesine en az 50 sene kazandırdı. İşin bir de bu boyutu var.
Liderliğe giden yolun tatlılıkla, uzlaşmaya, karşılıklı anlayışla örüldüğünü hiç kimse söylemedi. Doğada bile büyük balık küçük balığı yutuyor, Amerikan dış politikası da büyük devlet olmanın gereği olarak birkaç yüzyıl önce bıraktığımız genişlemeciliği yeniden benimsemişe benziyor.
Donald Trump bu politikanın mimarı değil. Ona verilen görevi yapıyor. Odasında eski başkanlardan William McKinley’nin portresi asılı, ikinci döneminde de sık sık gümrük vergileri uygulayan McKinley’i örnek aldığını söyleyip duruyor.
Adını yakın tarihte duyduğuna eminim. Ama McKinley’nin bir özelliği de Hawaii, Porto Riko, Guam, Filipinler ve Samao’nın ilhak edildiği dönemin Amerikan Başkanı olması. Belli ki Amerikan devletinin geleceği için Trump’a bir yol haritası ve tarihsel referans temin edilmiş.
O portre Oval Ofis’e boşu boşuna asılmadı. Tarihin bu aşamasında kim olursa olsun benzer bir yayılmacı politikayı benimseyecekti. Trump çok daha kaba ama çok daha doğrudan ve açık oynuyor. Bir başka başkan olsa da başka ülkelerin topraklarına, enerji kaynaklarına göz dikecekti ama bunu belki daha sinsice, daha kibar kibar yapacaktı. Ama illaki yapmak zorunda kalacaktı.🙄