KASABAYA DÖNÜŞ...
Koç Üniversitesi’nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi eğitimi alırken, aynı zamanda MSA’da profesyonel aşçılık eğitimi gören Meryem Hanım üniversitenin üçüncü yılında, annesinin memleketi Fethiye’de üç masalı küçük bir kafe açarak sektördeki ilk girişimini gerçekleştirmiş.
Sadece yaz aylarında açtığı mekânla işletmecilikte deneyim kazanmış. Mezuniyetinin hemen ardından Fethiye’ye yerleşmiş. Kasaba sakinleri ve yakınları bunun bir heves olduğunu, kısa sürede pes edip İstanbul’a geri döneceğini düşünse de o hep daha iyi neler yapabilirimin peşinde olmuş.
İlk birkaç yıl tek başına yürütmüş tüm operasyonu. Ancak bu işlerin daha doğrusu gerçekleştirmek istediklerinin bir ekip işi olduğunu bildiği için MSA’da aynı dönemde okuduğu arkadaşı Muhammet Yıldırım’a yeni projelerde birlikte olmalarını teklif etmiş. Muhammet Şef, Fethiye’ye taşınmış ve üç yıldır tüm mutfak operasyonlarının başındaymış. Şirketini kurduğu dönemde henüz 19 yaşında sektöre adım atan Ebral İlkim Uymaz da bugün tüm işletmelerin yönetiminde sorumluymuş. Kardeşi Aslısu Başerkafaoğlu ise hem ortağı hem de satın alma ve finans departmanının yöneticisiymiş.
Sektöre adım atışının 16’ncı yılında Trattoria di Kukina ve Amerikan diner diye tanımladığı hamburgerlerinin tadı hâlâ damağımda olan Merrie B’nin yanı sıra son bir buçuk yıldır nitelikli peynir ve ekmek üretimi de yapıp bölgedeki bazı işletmelerin ihtiyaçlarına da cevap veriyorlarmış.
Yeme-içme sektörünün dinamizmi, yaratıcılığa verdiği imkân ve ekip ruhu ona ilham verse de bence en büyük motivasyonlarından biri dolu dolu ‘memleketim’ dediği, köklerinin olduğu kasabaya gönül bağı ve Fethiye’yi daha iyi yerde görmek istemesi. Ondaki farklı bir turizm anlayışı için tarihi ve kültürel bagajının potansiyelini görmesi.
Ki şimdi buna ben de gönülden inanıyorum. Umarım Kültür ve Turizm Bakanlığı ve yerel yönetimlerin de iş birliğiyle turizmde daha farklı bir noktaya gelebilir...