NATO’suz dünyaya hazır mısınız
NE Grönland hevesi ne de Grönland’ı bildiğin para verip satın alma fikri Trump’a özgü...
“Deli bu sarı” falan diyerek fazla yükleniyorsunuz bazen adamcağıza.
1946’ya gidelim...
Zamanın ABD Başkanı Harry S. Truman, Washington’a gelen Danimarka Dışişleri Bakanı Gustav Rasmussen’in önüne teklifi koyduğunda Rasmussen neye uğradığını şaşırmıştı.
Dünya harbinden yeni çıkılmıştı. Nazilerden kurtulmuş, sırtını güvenlik için Amerika’nın sıcak göğsüne yaslamış Danimarkalılar şoke olmuştu.
Truman’ın teklifi 100 milyon dolar değerinde altındı.
Güçsüz ama gururlu Rasmussen, Amerikalılara dönüp şöyle demişti... “Amerika’ya çok şey borçluyuz ama Grönland adasının tamamı kadar borçlu değiliz.”
Fena laf...
Laf fena olmasına fena da üzerinden 80 yıl geçmiş aynı tas aynı hamam.
Danimarka, ABD’ye göre yine aşırı güçsüz. Ordusunda toplasan 16 bin asker var. Amerika’ya karşı kılını kıpırdatacak hali yok.
Aslında Danimarka’nın ne Amerika’ya kafa tutmak için ne de bir savaş kazanmak için 80 yıldır çabalamasına gerek de yoktu.
Öyle ya... NATO, ABD tarafından tam olarak bunun için kurulmuştu.
Danimarka gibi çelimsiz ülkelerin Amerika’dan korkmasına gerek yoktu ki. Aksine... Amerika ile müttefik oldukları için hasımların Danimarka’dan korkması gerekiyordu.
İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer de tarihin kırıldığı nokta da tam burası.
Yani... 1945 sonrası ABD’nin kendi elleriyle kurduğu düzenin, NATO’nun, BM’nin, tüm kurul, kuruluşlar, uluslararası hukuk ve düzenin “sil baştan” yapıldığı bir dönemdeyiz artık.
Trump tehdit ettikçe Danimarkalı Başbakan Frederiksen “NATO’nun sonu olur. Parçalanır. Dağılır!” gibi çıkışlar yapıyor.
Trump’ın da şu cevaplarına acı bir tebessümle katılmamak mümkün değil... “NATO zaten benim kardeşim. Ben yoksam NATO da yok.”
Adam haklı...
Yeni çağda ABD için, ya da yeni deyimiyle Donroe Doktrini’ne göre, “sen yat, ben korurum” dönemi kapandı.
Koruma mı istiyorsun? Benim hasımlarım için stratejik bir yerde mi konumlanmış haldesin?🤨