ESER HER ZAMAN YORUMA AÇIKTIR
En sevdiğiniz Bruce Springsteen şarkısı hangisi ve neden?
Sanırım uzun süre favorim olarak kalan şarkı “Reason to Belive” oldu. Bu projeye başlarken favorilerim sürekli değişiyordu. Bruce, “Reason to Believe” şarkısının insanlar tarafından yanlış yorumlandığını düşünüyor. Ben de kendimi o insanların içine koyuyorum. Adı da “Reason to Belive” olunca, insanlar bu şarkıdan umut arıyor. Ben de… Ama Bruce’un şarkıyı yazarken niyeti ve onun şarkıyı anlama biçimi daha çok çaresizlik ve umutsuzluk hissine yakın. Ben öyle algılamıyorum.
Zaten onu bu kadar sevmemin nedeni de biraz bu. Şarkıların ya da sanatın güzel tarafı bu. Sanatçının farklı niyeti olabilir ama eser bir kez dünyaya bırakıldığında artık yoruma açık hale gelir.
Şöhreti 19-20’li yaşlarda yönetemezdim
Yoğun ilginin olduğu bir hayatın ve şöhretin getirdiği ayrıcalıkların içinde, ayaklarınızı yere bastıran şeyler neler?
- Oyunculuğa 14-15 yaşlarımda başladım. Kariyerim bana “yavaş yavaş” geldi. Bugün 34 yaşındayım, 19’umda değil. 19-20 yaşlarında olsaydım aynı şekilde yönetebilir miydim, emin değilim. Bir de iki küçük kızım var. Eve girer girmez kim olduğumu çok net hatırlıyorum ve anında mütevazı bir yere oturuyorum. Hiçbir kafa karışıklığı kalmıyor.
Daha önceki röportajlarda söyledim beni gerçekten etkileyen bir şey var. Jon Landau, Bruce Springsteen’ın menajeri. Times’daki bir yazısında şunu söylüyor: “Show business çok güzel bir hayat olabilir. Çok eğlenceli, heyecanlı ve iyi de kazandırabilir. Ama daha büyük bir hayatın parçası olmak zorunda. Onun yerine geçemez.” Kariyerim dışında hayatım büyük ve dolu olduğu sürece yanlış yola sapmak zor. Çoğu zaman en sert olduğumuz kişi kendimiz oluyor.
Bruce Springsteen kendi sanatsal vizyonuna sadık kaldı. Siz kendi vizyonunuzu korumak için neler yapıyorsunuz? Sizi şekillendirmeye çalışan insanlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Bruce hakkında şunu anladım; özellikle 70’lerin ortası ve sonuna doğru ona yakın insanlarla konuşunca müziğe ne kadar takıntılı, ne kadar hırslı, ne kadar tutkulu olduğunu...
Ama bu hiçbir zaman nezaketsizliğe dönüşmüyor. Sanatın doğasında ne var biliyor musun; çoğu zaman en sert olduğumuz kişi kendimiz olması. Bruce’un menajeri Jon Landau’ya sahip olması da büyük bir şanstı. Çünkü Jon, onun yolunun ve vizyonunun gerçek bir savunucusuydu. Her vizyoner sanatçının kendini koruyacak böyle birine sahip olması gerekir; böylece sanatçı o yükü tek başına taşımak zorunda kalmaz.
Benim de çok güvendiğim, sevdiğim insanlar var. Ama... Hiçbiri Jon Landau gibi biri değil. Keşke olsaydı. Ama öyle insan çok az ve bulması da zor.
Biz hikâyenin gerçeğini anlattık. Eğer Bruce huysuz, fevri biri olsaydı bunu da gösterirdik. Ama benim onu anlama sürecimde ve çevresindeki insanlarla konuşmalarımda gördüğüm şey şuydu; takıntı ve tutku. Ama taşkınlık ya da hayal kırıklığı hep içeriye dönüktü, asla dışarıya değil.😐