Bir ekonomistle 2026 için fikir sörfü
EKONOMİST Murat Sağman ile buluştuk, bu yıl için bir fikir sörfü yaptık.
Dedi ki...
“Siyasi risklerin yeniden artmaması halinde 2026 yılı Türkiye’nin yılı olabilir.”
Sonra tek tek saymaya başladı.
Not defterime aynen geçirdim.
“Türkiye, uluslararası yatırımcıların risk algısının iyileşmesiyle birlikte daha hızlı ve güçlü sermaye girişlerinin yaşandığı bir yıla yeniden adım atabilir.”
Bunu söylerken özellikle “yeniden” kelimesinin altını çizdi.
Çünkü ona göre piyasa zaten riskten korkmuyor.
Sürprizden korkuyor.
“Merkez Bankası tarafında sıkı para politikası devam ediyor. Kontrollü, dalgalı kur rejimi sürüyor. Bu önemli.”
Bir cümle daha ekledi.
“Direksiyon şu anda merkezde. Bu bile başlı başına bir kazanım.”
Faiz konusu...
“Dünyada bazı gelişmeler olmasaydı, bugün faizi 38 değil, 30’lara yakın konuşuyor olurduk.”
Sonra ekledi.
“Reel faizin yüksek olması, getiriden çok riskin fiyatlandığını gösteriyor.”
2026 enflasyonu...
“Genel beklenti 23–24 bandı. Ben de bu beklentiye yakınım.”
Faizlerin yönü...
“Bu politika devam ederse 2026’da 8-10 puanlık faiz indirimi alanı var.”
Dış dünya...
“Petrol fiyatlarının ılımlı seyri, ABD Merkez Bankası’ndan en az iki faiz indirimi, gelişmekte olan ülkeler için ciddi destek.”
Ama riskleri de sıraladı.
ABD’de Merkez Bankası başkan değişimi, Trump faktörü, ABD–Çin ticaret gerilimi, jeopolitik başlıklar...
“Bunlar masadan kalkmış değil.”
İçerideki en büyük risk ne?
Cevabı kısa ve netti.
“Siyasetin tonunun piyasayı rahatsız etmesi. Ama bir değişim beklemiyorum.”
Bir cümle daha ekledi.
“Öngörülebilirlik arttıkça para gelir. Azaldıkça para bekler.”
Yabancı yatırımcı...
“Yabancılar Türkiye’ye gelmek istiyor.”
Rakam da verdi.
“2025’te 3 milyar dolar tahvile, 2 milyar dolar hisseye giriş oldu. Bu yabancı için çok küçük ama niyet gösterir.”
Yatırım sepeti...
“Tek enstrümana bağlı kalmak büyük hata.”
2025’te öne çıkanları hatırlattı, 2026 için ise küçük ayarlardan söz etti.
- Altın ve gümüş tutulur ama oran düşer.