Sokaklar aynı dili konuşmuyor
Biri Avrupa’dan biri Tahran’dan iki Farsça slogan bugünlerde sokakları çınlatıyor.
Londra’daki meşhur Hyde Park’ın hemen yanındaki İran Büyükelçiliği’nin önünde toplanan kalabalık birkaç gündür Farsça “Cavit Şah” (Yaşasın Şah) diye bağırıyor.
O kalabalığın arasından sıyrılan bir gösterici geçen cumartesi büyükelçiliğin balkonuna tırmanarak İslam Cumhuriyeti bayrağını indirip aslan ve güneş armalı eski İran bayrağını astı.
Kalabalığın çoğunluğunu oluşturan ve “Kral Pehlevi” diye bağıran göstericiler sürgündeki Şah’ın oğlunun dönüp İran’ın başına geçmesini istiyor.
Bunların birçoğu tıpkı Pehlevi gibi sürgündeki İranlılar. Uzun süredir İngiltere’de yaşıyorlar ve İngiliz pasaportuna sahipler.
Londra’daki İran diasporasının öncülüğünü yaptığı gösterilerde dikkat çeken birkaç unsur var:* Göstericiler, rejimin devrilmesi kadar Şah’ın geri dönmesini de istiyor.
Şah dönemi İran bayraklarına eşlik eden İsrail bayrakları azımsanamayacak kadar fazla.
Birleşik Krallık’taki Trump hareketinin sosyal medya figürleri eylemlere tam destek veriyor.
İlk ikisi çok şaşırtıcı olmasa da bu son nokta biraz enteresan.
Birkaç ay önce İngiliz bayraklarıyla Londra sokaklarında 150 bin kişiyi toplayıp “İngiltere İngilizlerindir” eylemi yapan Tommy Robinson sahadan gerçekleştirdiği canlı yayınlarla eylemcilere tam destek verdi.
Hatta “Bütün Filistin eylemlerini yayınlayan BBC niye İranlıların demokratik eylemlerine sahip çıkmıyor” diyerek sokaklarda BBC muhabiri aradı.
İngiltere’de herhangi bir göçmen görmeye katlanamayan Robinson’ın İranlı bir gruba desteğe gelmesi manidar.
Ancak İran sokaklarında gerçekte ne yaşandığını anlamak kolay değil.
Bir yanda internet kesintisi diğer tarafta rejimin sosyal medya manipülasyonları olup biteni tam anlamıyla görmemizi engelliyor.
Tam rakam bilinmese de ölü sayısının 2000’leri geçtiği söyleniyor.
Bölgeyi iyi tanıyan gazeteciler ve akademisyenlerle konuşuyorum. Eylemler 2022’dekilerin ötesine geçmiş vaziyette. Rejim gösterileri bir kez daha kanla bastırmaya çalışıyor.